Tifo: Antibiyotik Direncine Karşı Mücadele
Tifo tedavisinde antibiyotikler çok önemlidir. Ancak son 30 yılda bakterinin yaygın antibiyotiklere direnç geliştirdiği görüldü. S. Typhi artık ampisilin, kloramfenikol ve trimetoprim/sülfametoksazol gibi ilk nesil antibiyotiklere dayanıklı hale geldi. Ayrıca florokinolonlar ve üçüncü nesil sefalosporinler gibi daha yeni antibiyotiklere de direnç kazanıyor.
Tehdit Büyüyor
2016’da Pakistan’da tanımlanan ilk “aşırı dirençli” tifo türü kısa sürede baskın hale geldi. 2019’dan bu yana XDR tifo vakaları önemli ölçüde arttı ve bu dirençli türler sadece Güney Asya’da değil, Güneydoğu Asya, Doğu ve Güney Afrika, Birleşik Krallık, ABD ve Kanada gibi bölgelere de yayıldı.
Yeni Nesil Antibiyotiklere Direnç
Günümüzde tifo tedavisinde kullanılan son etkili oral antibiyotik azitromisindir. Ancak son çalışmalar, azitromisine karşı direnç kazandıran mutasyonların yayıldığını gösteriyor. Bu mutasyonların XDR tifo türlerine geçmesi halinde, tifo tedavisi için etkili oral antibiyotik kalmayabilir. Bu durumda tedavi edilmeyen vakalarda ölüm oranı %20’ye ulaşabilir ve bu da ciddi bir sağlık krizine yol açabilir.
Aşılama En Etkili Önlem
Tifo salgınlarını önlemenin en etkili yollarından biri tifo konjuge aşılarının yaygınlaştırılmasıdır. Pakistan, tifoya karşı rutin aşılamayı başlatan ilk ülke olarak öncülük etti. Uzmanlar, diğer ülkelerin de Pakistan’ı takip ederek aşı programlarını genişletmeleri gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası Boyut Kazanabilir
Tifo vakalarının %70’i Güney Asya’da görülse de, COVID-19 salgınının gösterdiği gibi, günümüzün modern ve küreselleşmiş dünyasında hastalıklar hızla uluslararası boyut kazanabiliyor.
Sağlık Uzmanlarından Uyarı
Sağlık uzmanları, ülkelerin tifo aşılarına erişimi artırması, yeni antibiyotikler geliştirmesi ve mevcut ilaçların etkisini koruyacak politikalar benimsemesi konusunda uyarıyorlar.