AB-Türkiye İlişkilerinde Normalleşme Hedefi
Avrupa Birliği’nin (AB) yakın zamanda düzenlediği kritik zirve sonrasında Türkiye’nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, AB-Türkiye ilişkilerini değerlendirerek gelecek hedeflerini paylaştı.
İlişkilerin Tarihçesi
Kaymakcı, ilişkilerin 1999-2006 dönemini Türkiye’nin en verimli dönemi olarak değerlendirerek AB adaylığının ilan edilmesi ve reformların yapılması süreçlerine dikkat çekti. Ancak 2006’dan itibaren AB’nin “orantaısız” adımlarıyla Kıbrıs meselesinin ilişkileri olumsuz etkilediğini vurguladı. Ardından Fransa’nın da benzer adımlar atması üzerine toplam 18 faslın müzakerelere açılması imkansız hale geldi.
Göç Anlaşması ve Sonrası
2015’teki göç krizi, Türkiye-AB ilişkilerini canlandırma fırsatı olarak görüldü. İmzalanan 18 Mart Mutabakatı, düzensiz göçün yönetilmesi ve ilişkilerin geliştirilmesi olmak üzere iki temel ayak üzerindeydi. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi ve Türkiye’nin siyasi tercihleri AB tarafından “Kopenhag siyasi kriterlerinden uzaklaşma” olarak yorumlandı. Böylece üyelik müzakereleri durma noktasına geldi ve ilişkiler geriledi.
Doğu Akdeniz Gerilimi
2018’de Doğu Akdeniz’deki gerilim, 2019’da AB’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlara yol açtı. Ayrıca üst düzey diyaloglar ve Ortaklık Konseyi askıya alındı. Bunun üzerine Avrupa Yatırım Bankası Türkiye’deki faaliyetlerini durdurdu ve katılım öncesi mali yardımlar azaltıldı.
İlişkilerde Kritik Nokta
Kaymakcı, AB’nin ne üyelik müzakerelerini sonlandırdığını ne de resmen askıya aldığını belirterek hukuki olarak ilişkilerin bu noktada olduğunu vurguladı. Ancak AB’nin Türkiye’nin “Kopenhag siyasi kriterlerine” uygun davranması durumunda müzakerelerin yeniden canlandırılabileceğini söyleyen ülkeler olduğunu da ekledi.
Türkiye İçin AB Hedefi Var Mı?
Kaymakcı, Türkiye’nin AB’nin potansiyel katkısına ve üyelikten elde edeceği kazanımlara rağmen kolayca vazgeçemeyeceğini belirtti. AB’nin de üyelik müzakerelerini veya askıya almayı siyasi bir kavram olarak değerlendirdiğini ifade etti.
Normalleşme Hedefi
Kaymakcı, ilişkilerin en azından normale çıkarılması gerektiğini savunarak askıya alınan diyalogların yeniden başlatılması gerektiğini vurguladı. Geçtiğimiz Aralık ayında, bazı diyalogların toplanması konusunda bir eğilim ortaya çıkmıştı.
Yol Haritası
Kaymakcı, Türkiye’nin bu yıl ilişkilerde ilerlemek için bir yol haritası olduğunu belirtti. AB’yi Suriye, İsrail-Filistin ve Rusya-Ukrayna konularında işbirliğine çağırarak yüksek düzeyli diyalogların başlatılmasını istedi.
AB’nin Yaklaşımı
Kaymakcı, Türkiye’nin NATO üyesi bir aday ülke olarak Suriye, Rusya-Ukrayna ve diğer krizlerde önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı. AB’nin gerçekçi ve vizyoner bir yaklaşımla karar alma mekanizmasını esnetmesi gerektiğini savundu.
2025 Hedefi
Kaymakcı, Türkiye-AB ilişkilerinin 2025 yılında “en azından normalleşmesini” ümit ettiklerini ifade etti. Engellenmiş diyalogların ve mekanizmaların devreye girmesiyle işbirliğinin artacağını ve Türkiye’nin potansiyelinin daha iyi anlaşılacağını belirtti. Ayrıca AB reformlarının da üyelik müzakerelerinin canlandırılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.