Dil ve Konuşma Terapisti Göksu Yılmaz, ses sağlığının korunması ve sesin doğru kullanımının önemine dikkat çekerek, bu konuda önemli bilgiler paylaştı.
Sesin, bireylerin kendilerini ifade etmelerindeki en önemli araçlardan biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, sesin üretim mekanizmasını açıkladı. Akciğerlerden gelen havanın soluk borusu aracılığıyla gırtlağa ulaştığını ve ses tellerini titreştirdiğini belirtti. Bu titreşimlerin boğaz, ağız ve burun boşluklarında şekillenerek duyduğumuz sesi oluşturduğunu ifade etti.
Yılmaz, özellikle seslerini meslekleri gereği yoğun kullanan şarkıcılar, öğretmenler, avukatlar, din görevlileri ve sağlık çalışanları gibi profesyonel ses kullanıcılarının ses sağlıklarına daha fazla özen göstermeleri gerektiği konusunda uyardı. Ses performansındaki bozulmaların yalnızca sesin algılanışını etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda kişilerin çalışma hayatlarını da kısıtlayabileceğini söyledi.
Kadınların ses tellerinin erkeklerden daha fazla temas ettiğini belirten Yılmaz, kadınlarda ses tellerinin saniyede ortalama 200-250, erkeklerde ise 100-150 defa temas ettiğini açıkladı. Bunu daha anlaşılır kılmak için kadınların saniyede 200-250, erkeklerin ise 100-150 defa el çırptığını düşünmelerini önerdi.
Ses sağlığını korumak için ise Yılmaz şu önerilerde bulundu: Gürültülü ortamlarda uzun süre yüksek sesle konuşmaktan kaçınılmalı, şarkı söylemek, zorlamalı fısıltılar, sık boğaz temizleme, çığlık atma gibi ses tellerine zarar verebilecek davranışlardan uzak durulmalı, sigara ve tütün ürünleri kullanılmamalı. Reflüye neden olabilecek yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı, yatmadan en az 2-3 saat önce su dışında bir şey tüketilmemeli. Ses tellerinin nemli kalması için her 30 dakikada bir su içilmeli veya yudumlanmalı ve günlük 8-10 bardak su tüketilmeli. Ayrıca, doğru duruş pozisyonuna dikkat edilmeli ve olası kas gerginliklerinden kaçınılmalı.