İki yıl önce Türkiye’yi sarsan deprem felaketinin ardından, bölgedeki işçiler zorlu koşullarla karşı karşıya. Sözler tutulmadı, konutlar tamamlanmadı ve yıkım çalışmaları bile bitmedi.
Sendika temsilcileri, bölgenin patronların insafına terk edildiğini ve işçilerin ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını vurguluyor. Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut, “Yeterli ekipman ve işçi yok. Üretim baskısı var. Bölge iş kazaları açısından afet bölgesi gibi” dedi.
Karabulut, “İşçilere çoğu zaman güvenlik eğitimi verilmiyor. Kazalar giderek artıyor ve kayıtlar genellikle tutulmuyor” diye ekledi. “Yüksekten düşme ve vinç kazaları sonucu yaşanan can kayıpları çok fazla.”
Toplu İş Makinaları ve İş Kamyonları Operatörleri Sendikası Başkanı Ahmet Sert, bölgede bazı yıkım işlerine belgesiz işçilerin gönderildiğini ve hayatını kaybedenlerin sayısının yükseldiğini belirtti.
Sert, “Operatörler basit nedenlerle kaza ve ölümlerle karşı karşıya kalıyor” dedi. “Tedbirler yetersiz ve kanunlara uymayanlar için caydırıcı yaptırımlar yok. TOKİ projelerinde çok fazla iş kazası yaşanıyor ve şikayetler karşılık bulmuyor.”
Sert, deprem bölgesindeki kule vinçlerin kurulumunun bile yetkili servislerce yapılmadığına dikkat çekti. “Avrupa’da hurdaya çıkan makine bizde kullanılıyor” dedi.
Sert, “Şantiyelerin denetlenmesi gerekiyor. Acil müdahale amaçlı uygulamalar devreye alınmalı” diye vurguladı.
Ahmet Sert, bölgede “bina yıkım müteahhitlerinin sınıflandırılması yönetmeliği” ve “bina yıkım yönetmeliği” gibi düzenlemelerin askıya alındığını ve kazaların arttığını söyledi.
Sert, “Üretim baskısı ve aceleci davranılması yönetmeliklere uyulmamasına gerekçe olamaz” dedi. Bölgede bazı şirketlerin operatörlük belgesi olmadan işçi çalıştırdığını da sözlerine ekledi.
Sert, bölgede 50’ye yakın operatörün hayatını kaybettiğini ve hafta sonu dahil çalışma kazalarının arttığını dile getirdi.