Canlılar, en küçüğünden en büyüğüne, besin zinciri aracılığıyla birbirine bağlıdır. Bu zincirde alt basamaktan üst basamağa doğru bir enerji ve madde akışı gerçekleşirken, aynı zamanda zararlı maddeler ve kirleticiler de taşınır. Bu zararlı unsurların canlı vücudunda birikmesine biyolojik birikim denir. Besin zincirinin en tepesindeki canlılar, bu birikimden en çok etkilenenlerdir. Mikroorganizmalardan yırtıcılara doğru gidildikçe birikimin etkisi artar.
Biyolojik birikim, temelde topraktaki zararlı maddelerin besin kaynaklarına ve suya karışmasıyla başlar. Canlılar bu kaynakları tükettikçe zararlı maddeler vücutlarına girer ve birikir. Özellikle etobur canlılar, otçul avlarını yiyerek onlarda birikmiş olan zararlı maddeleri de alır ve böylece daha yüksek bir birikime maruz kalırlar. Otçullar bitkilerden aldıklarıyla sınırlıyken, etoburlar besin zincirindeki alt basamaklardan gelen birikmiş zararlı maddelerin yükünü taşırlar. Bu nedenle yırtıcı hayvanlarda biyolojik birikim çok daha ciddi boyutlara ulaşabilir.
Biyolojik birikimi azaltmak için alınabilecek önlemler mevcuttur. Tarım ve hayvancılıkta kullanılan kimyasalların kontrol altına alınması, özellikle zararlı tarım ilaçlarından kaçınılması büyük önem taşır. Hayvancılıkta doğal olmayan yemlerden uzak durulmalı, mümkün olduğunca doğal ve organik yöntemler tercih edilmelidir. Toprakta zararlı madde birikimini engellemek, tüm besin zincirini ve dolayısıyla canlıları korumanın en etkili yoludur. Bu sayede hem toprak hem de besin zinciri daha sağlıklı kalır.