Diyanet İşleri Başkanlığı, 18 Nisan 2025 tarihli cuma hutbesinin konusunu “Hucurât Sûresi: Erdemli Bir Toplumun İnşası” olarak duyurdu. Hutbe, toplumda huzur ve erdemi tesis etmek için gerekli olan değerler ve davranış biçimleri üzerinde odaklanıyor.
Hucurât Sûresi, insanın yaratıcısı, diğer insanlar ve çevresiyle olan ilişkilerini düzenleyen temel ilkeleri ele alan önemli bir sûredir. “Ahlak sûresi” olarak da bilinen Hucurât Sûresi, insanların gerçek şerefe imanla, izzet ve onura ise İslam ile ulaşacağını vurgular. Müminlerin iman bağıyla birbirlerine kenetlenmeleri, toplumsal adap ve görgü kurallarına uymaları ve birlik beraberliklerini bozacak her türlü söz ve davranıştan kaçınmaları gerektiğini hatırlatır.
Hutbeye göre, Hucurât Sûresi’ndeki ilk mesaj, Allah ve Resulü’nün önüne geçmemektir. Bu, onları her şeyden çok sevmek, onların rızasını her şeyin üstünde tutmak ve Kur’an ve sünnete gönülden bağlı kalmak anlamına gelir. Allah ve Resulü’nün koyduğu hükümler, kişisel karar ve tercihlerimizden daha önemli ve değerlidir.
Bir diğer önemli mesaj ise, fasık birinden gelen haberlerin doğruluğunun araştırılması gerektiğidir. İster gerçek hayatta isterse dijital ortamlarda olsun, yalan haberlerin yayılması, toplumda fitne ve fesada yol açar, huzur ve güven ortamını zedeler. Doğruluğundan emin olunmayan bilgileri paylaşmak büyük bir günah ve ağır bir vebaldir.
Hutbe ayrıca, bir topluluğun diğerini alaya almaması, insanların birbirlerini kötü lakaplarla çağırmaması ve karalamaması gerektiğini vurgular. İnsan onuruna dil uzatmak, şeref ve haysiyetini zedeleyecek lakaplar takmak İslam ahlakına uygun değildir. Bu tür davranışların temelinde, Allah’ın sevmediği gurur ve kibir duyguları yatmaktadır.
Hucurât Sûresi’nde müminlere, zannın çoğundan kaçınmaları, başkalarının kusurlarını araştırmamaları ve gıybet yapmamaları öğütlenir. Mümin, elinden ve dilinden emin olunan kişidir. İnsanlara karşı iyi niyet besler ve kendi kusurlarıyla ilgilenir. Dedikodu ve laf taşıma gibi davranışlardan uzak durur.
Hutbe, Allah’ın insanları bir erkek ve bir kadından yarattığını ve birbirleriyle tanışmaları için onları farklı topluluklara ayırdığını hatırlatır. Allah katında en değerli olan, takvaya en çok sahip olandır. İslam dini her türlü ırkçılığı yasaklamıştır. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde Müslümanlara yapılan zulüm ve baskılara dikkat çekilerek, ümmetin bu duruma karşı Allah yolunda malıyla ve canıyla mücadele etmesi gerektiği vurgulanır. Doğru ve dürüst olanların, Allah’a ve Resulü’ne iman eden, şüpheye düşmeyen ve Allah yolunda mücadele edenler olduğu belirtilir.
Hutbe, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Allah’ım! Kulağımın, gözümün, dilimin ve kalbimin şerrinden sana sığınırım” duasıyla sona ermektedir.