enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,1937
EURO
50,2507
ALTIN
6.404,58
BIST
12.456,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
11°C
Bursa
11°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
10°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
6°C
Pazar Karla Karışık Yağmurlu
5°C
Pazartesi Karla Karışık Yağmurlu
3°C

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı
15.02.2025 04:45
58
A+
A-

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa’ya Kritik Deprem Uyarısı Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği “Bursa’nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi” söyleşisine katılan Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Bursa’nın deprem riski hakkında önemli uyarılarda bulundu. Bursa’nın, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun güney kolunu oluşturan aktif fay hatları üzerinde yer aldığına dikkat çeken Görür, “Bursa’yı tehdit eden fay sistemi, 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretebilir. Şehir, büyük bir sarsıntıya hazırlıklı olmalı” dedi. Depreme dirençli kentleşme sürecinin hızla başlatılması gerektiğini vurgulayan Görür, “Bursa’nın 10 yıl içinde depreme dayanıklı hale getirilmesi mümkün. Ancak bunun için devlet birimlerinin harekete geçmesi, bilimsel temellere dayalı planlamalar yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bursa’nın geleceğini güvence altına almak için hızlı ve bilinçli adımlar atılması gerektiğini belirten Görür, yerel yönetimlerin, bilim insanlarının ve halkın iş birliği içinde olması gerektiğine dikkat çekti.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Bursa veya Marmara Bölgesi’nde meydana gelebilecek büyük bir depremin yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de ciddi etkiler yaratacağını vurguladı.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

“Olası bir Marmara depremi sadece bölgeyi değil, tüm Türkiye’yi derinden sarsar. Marmara Bölgesi, ülkemizin ekonomik lokomotifidir. Burada yaşanacak büyük bir yıkım, bölgenin ekonomik çarklarını durdurur ve bu da Türkiye’nin ekonomik sistemini çökme noktasına getirebilir. Eğer Marmara’nın ekonomisi durursa, Türkiye diz çöker ve bu durum siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı da riske atar.” şeklinde konuştu.

Deprem riskine karşı sadece yerel yönetimlerin değil, devletin tüm kurumlarının koordineli bir şekilde hareket etmesi gerektiğini belirten Görür, gerekli önlemler alınmazsa Türkiye’nin büyük bir krizle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Osmangazi Belediyesi, ilçeyi olası bir depreme karşı daha dirençli hale getirmek, deprem anında ve sonrasında izlenecek adımları belirlemek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütmeye devam ediyor.

Bu doğrultuda düzenlenen “Bursa’nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi” söyleşisi, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Deprem farkındalığını artırmayı amaçlayan etkinliğe, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İş Sağlığı Uzmanı Dr. Şebnem Akman Balta’nın yanı sıra siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve kentin farklı kesimlerinden katılımcılar yer aldı.

Deprem anında ve sonrasında

Deprem gerçeğine karşı bilinç oluşturmayı hedefleyen söyleşide, Bursa’nın deprem riski, alınması gereken önlemler ve afet sonrası süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiği üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı.

“Bursa’nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi” söyleşisi öncesinde, Kahramanmaraş depremlerinin ardından çekilen fotoğraflardan oluşan “Deprem Geliyorum Der” adlı serginin açılışı gerçekleştirildi. Bursa Sinema ve Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Öğr. Gör. Alper Keskin’in objektifinden yansıyan kareler, depremin yıkıcı etkilerini ve yaşanan acıları gözler önüne serdi.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Serginin açılışında konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Kahramanmaraş depremlerinin ikinci yılında hayatını kaybeden 53 bin yurttaşı bir kez daha rahmetle anarak, yaşanan felaketlerin toplum olarak hafızalarda diri tutulması gerektiğine vurgu yaptı.

“Depremler, bizlere her seferinde önemli dersler çıkarmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak ne yazık ki, kısa bir süre sonra bu acı gerçekleri unutuyoruz. Bursa, geçmişte büyük depremler yaşamış bir şehir ve gelecekte de bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalacak. Ancak bizler, yerel ve merkezi yöneticiler olarak bu durumu sadece büyük felaketlerden sonra hatırlıyoruz. Bunun bedeli, bir sonraki depremde aramızdan birçok kişinin eksilmesi anlamına geliyor. Bu, ne kadar ürkütücü olsa da gerçek budur. Sadece yöneticiler değil, vatandaşlarımızın da bu konuda bilinçlenmesi ve üzerine düşeni yapması gerekiyor ki, olası bir depremde can kayıplarını en aza indirebilelim.” diye konuştu.

Prof. Dr. Naci Görür

Başkan Aydın’ın konuşmasının ardından katılımcılar sergiyi gezerek, fotoğraflar aracılığıyla depremin yarattığı yıkımı bir kez daha derinlemesine hissetti.

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bursa’nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi” söyleşisinde yaptığı konuşmada, kenti depreme dayanıklı hale getirmenin en önemli öncelik olması gerektiğini vurguladı.

“Bursa, depreme dirençli bir kent haline getirilirse olası bir sarsıntının etkilerini en aza indirerek, büyük felaketlerin önüne geçebilir. Depreme dirençli kent olmak, işte tam da bunu ifade ediyor.” diyen Görür, dünya genelinde başarılı örnekler olduğuna dikkat çekti.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

“Bugün Kaliforniya, Japonya, İtalya, Meksika, Çin ve Tayvan gibi ülkelerde depreme dirençli şehirler var. Oralarda büyük depremler meydana geldiğinde can kaybı 3-5 kişiyle sınırlı kalırken, biz her felakette binlerce insanımızı kaybediyoruz. Tayvan’da yaşanan büyük bir deprem sonrası günlük yaşam hiç değişmezken, biz Güneydoğu’da yaşanan deprem sonrası iki yıldır hayatı normale döndüremedik.” ifadelerini kullandı.

Bursa’nın da benzer bir sürece girebileceğini belirten Görür, “Bursa, yerel yönetimlerin kararlı adımlarıyla, merkezi hükümetin desteği ve vatandaşların bilinçli katılımıyla depreme dirençli bir şehir haline gelebilir. Bu süreci ancak el ele, omuz omuza çalışarak başarabiliriz.” diye konuştu.

“Kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme dönüştü”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de 1939’dan 2023’e kadar yaşanan büyük depremlerde 200 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, yaşanan felaketlerden yeterince ders alınmadığını vurguladı.

“Ne halk ne de yöneticiler bu depremlerden gerekli dersleri çıkardı. Depremleri ‘kader’ olarak görerek, bilimden uzak durduk ve büyük bir yanılgıya düştük. Oysa bizim inancımızda ‘Bilim Çin’de de olsa gidin alın’ denilmiştir. Böyle bir anlayışa sahip bir toplumda, insanların ölümü kadere bağlanamaz. Yaşananlar, cehaletin, bilimden uzak bir yaşam tarzı sürdürmenin ve bilime dayalı bir sistem kuramamanın acı sonuçlarıdır.” dedi.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Türkiye’nin deprem konusundaki anlayışının 2011 yılından sonra değişmeye başladığını belirten Görür, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o dönemde kentleri depreme dirençli hale getirme sözü verdiğini hatırlattı. “Bu söylemin ardından kentsel dönüşüm çalışmaları başlatıldı. Ancak biz bunu da yanlış yaptık ve asıl amacından saparak rantsal dönüşüme çevirdik. Oysa gerçek anlamda bilimsel temellere dayalı bir dönüşüm süreci yürütülmeliydi.” ifadelerini kullandı.

Görür, depreme karşı bilinçli, bilim odaklı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirterek, toplumun ve yöneticilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“Bursa 10 senede depreme dirençli hale dönüşür”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Bursa’nın 10 yıl gibi bir sürede depreme dirençli bir şehir haline getirilebileceğini belirterek, bunun başarılabilir bir hedef olduğunu vurguladı.

“İstanbul’u 25 yılda depreme dirençli hale getiremedik; ancak Bursalılar bunu 10 yıl, hatta daha kısa sürede başarabilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları, şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için fazlasıyla yeterli. Önemli olan, bu devlet birimlerini harekete geçirebilmektir.” dedi.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Depreme hazırlık konusunda merkezi yönetimden gelecek adımları beklemenin zaman kaybı olacağını ifade eden Görür, “Mevcut sistemin aktif şekilde çalıştırılması gerekiyor. Halkın bilinçlendirilmesi büyük bir öncelik. Eğer toplum deprem konusunda bilinçli değilse, Bursa’yı ne yaparsanız yapın depreme dirençli hale getiremezsiniz.” diye konuştu.

Kaçak yapılaşmanın Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Görür, “Barınma ihtiyacını karşılamak için dayanıksız, imara uygun olmayan yapılar inşa ediliyor ve bunlara göz yumuluyor. Oysa Japonya’da imara aykırı bir bina yapamazsınız. Bizde ise şehirler kaçak binalarla dolu.” ifadelerini kullandı.

Deprem Dirençli Bursa İçin 6 Kişilik Ekip Yeterli

Bursa’nın depreme dirençli bir kent olması için başlangıçta büyük bütçelere gerek olmadığını belirten Görür, “İlk adım, masa başından kalkıp sahaya inmektir. Sadece 6 kişilik bir ekip, bu dönüşümü başlatabilir.” dedi.

Bu ekibin, belediye başkanı, yönetim koordinatörü, halk koordinatörü, altyapı koordinatörü, yapı stoku koordinatörü, ekosistem-çevre koordinatörü ve ekonomi koordinatöründen oluşması gerektiğini belirtti.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

“Koordinatörler yaptıkları çalışmaları yönetim koordinatörüne, o da belediye başkanına iletecek. Belediye başkanı ise halka açık basın toplantıları yaparak yürütülen çalışmaları, atılacak adımları ve iş birliği yapan ya da süreci engelleyen kurumları şeffaf şekilde açıklayacak. Halk da hiçbir siyasi ayrım yapmadan, mülkün sahibi olarak bu sürecin gözetimini ve denetimini üstlenecek.” dedi.

Eğer bu sistem uygulanmazsa, Türkiye’nin asla depreme hazır hale gelemeyeceğini ifade eden Görür, “Eğer bu dediğim şekilde hareket edilmezse, bu ülke ebediyen adam olmaz.” diyerek sözlerini noktaladı.

“Bursa’nın ova bölümünün zemini çok çürük”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, kentler için en büyük tehdidin aktif fay sistemleri olduğunu belirterek, depremlerin Türkiye’nin değişmez bir gerçeği olduğunu vurguladı.

“Türkiye’deki depremleri oluşturan fay sistemleri, 14 milyon yıl önce oluştu ve o günden bu yana sarsıntılar devam ediyor. Depremler milyonlarca yıl daha sürecek. Bu yüzden, ‘Yıllardır deprem olmadı, bana bir şey olmaz’ düşüncesine kapılmamalıyız. Bursa’nın üzerinde yer aldığı fay hattı, 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretebilecek potansiyele sahip. Şehir, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun güney kolunun tam üzerinde yer alıyor ve büyük bir risk taşıyor.” dedi.

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Bursa’nın ovaya kurulu olması nedeniyle zemin yapısının depreme karşı oldukça hassas olduğunu vurgulayan Görür, “Kentteki toprak yapısı oldukça gevşek, yer altı su seviyesi yüksek ve bu da deprem sırasında yıkıcı etkileri artırıyor. Zeminin sağlam olmaması, depremin şiddetini katbekat artırıyor. En fazla hasarın yaşanabileceği bu bölgelerde, acilen depreme dirençli kentleşme politikaları hayata geçirilmeli.” ifadelerini kullandı.

Depreme karşı alınması gereken önlemlerin net olduğunu belirten Görür, “Eğer bir fay zonu içindeyseniz, iki seçeneğiniz var: Ya binanızı bilimsel yöntemlerle depreme dayanıklı inşa edeceksiniz ya da sağlam zemine sahip bir bölgede yaşayacaksınız. Fay kırıldığı an ortaya çıkan enerji, önüne ne gelirse yok eder. Bu işin şakası yok. Depremler her gün yaşanmaz, ancak gerçekleştiğinde büyük yıkım getirir. Eğer bir yerde daha önce büyük bir deprem olduysa, o fay tekerrür periyodunu tamamladığında aynı bölgede yeniden bir deprem yaşanması kaçınılmazdır.” şeklinde konuştu.

Bursa’nın geleceğini güvence altına almak için bilimsel temellere dayalı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Görür, kent yöneticilerinin ve halkın bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

“Yer altından gelebilecek tehlikeyi bilirseniz, yerin üstünde ona göre önlem alırsınız”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, bir kentin depreme dirençli hale getirilebilmesi için merkezi hükümet, belediyeler ve vatandaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu süreç yalnızca belediye başkanlarının iyi niyetiyle yürütülemez. Merkezi hükümet, belediye başkanlarının önünü açacak bir yasa çıkarmalı ve kentleri depreme dayanıklı hale getirmek için yerel yönetimlere tam yetki vermelidir.” dedi.

Deprem Dirençli Kentler İçin Bilimsel Çalışmalar Şart

Depreme karşı hazırlık sürecinin bilimsel verilere dayanarak yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Görür, “Bursa’nın tüm bilimsel veriler ışığında mikro bölgeleme çalışmaları yapılmalı. Şehir, karelere bölünerek her bir bölgenin ortasına en az 30 metrelik sondajlar gerçekleştirilmelidir. Bu veriler, Bursa’nın zemin özelliklerini, deprem anında nerelerin daha fazla risk taşıyacağını, hangi bölgelerde sarsıntının daha düşük olacağını ortaya koyacaktır.

Bu çalışma en az iki yıl sürer ancak tamamlandığında kentin tehlike haritaları net bir şekilde çıkarılmış olur. Eğer yer altındaki jeolojik riskleri bilirseniz, ona göre üst yapı önlemleri alabilirsiniz. Bir kenti güvenli hale getirmek istiyorsanız önce yerin altını çok iyi anlamalısınız.” şeklinde konuştu.

İmar Planları Deprem Gerçeğine Göre Düzenlenmeli

Elde edilen bilimsel verilere dayanarak kent planlamalarının yapılması gerektiğini vurgulayan Görür, “Mikro bölgeleme çalışmaları tamamlandıktan sonra belediye başkanı ve yerel yöneticiler, hangi bölgelere bina yapılacağını, nerelerin riskli olduğunu, kaç katlı yapıların inşa edilmesi gerektiğini, hangi alanların yeşil alan olarak korunacağını çok daha net bir şekilde belirleyebilir.

İmar planları bu doğrultuda hazırlanmalı ve ruhsatlar buna göre verilmelidir. Bilime dayalı, uzun vadeli ve akılcı bir yaklaşım olmadan kentleri depreme dirençli hale getiremeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Kent tüm fonksiyonlarıyla depreme hazırlıklı olmalı”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, bir kenti depreme dirençli hale getirmek için sadece kanun çıkarmanın ve mikro bölgeleme çalışmalarının yeterli olmadığını, aynı zamanda güçlü bir finansal destek mekanizmasının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

“Vatandaşların evlerini depreme dayanıklı hale getirebilmeleri için devletin kolaylık sağlaması şart. Kamu ve özel bankalar, uzun vadeli ve düşük faizli kredi imkanları sunmalı. Ayrıca, Bursa’yı depreme hazırlamak için çalışan bir belediyeye, merkezi yönetimin de finansal destek vermesi gerekiyor. İnsan hayatını korumak için yatırım yapılmalı ve kaynaklar doğru şekilde kullanılmalıdır.” dedi.

Depreme Dirençli Kentler İçin Yapı Stoku ve Altyapı Şart

Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını vurgulayan Görür, “Yöneticiler, kentsel dönüşümü depreme hazırlık olarak görüyor ancak mesele sadece binaları yenilemek değil, tüm şehri afetlere karşı dayanıklı hale getirmektir. Kahramanmaraş depremlerinden sonra gördük ki, içme suyu hatları, kanalizasyon sistemleri ve doğalgaz altyapısı çöktü. Eğitim ve üretim faaliyetleri durdu, hastaneler yetersiz kaldı. Bir şehir, yalnızca binalarıyla değil, tüm fonksiyonlarıyla depreme hazır olmalı.” ifadelerini kullandı.

Deprem Sonrası Hayatın Devam Edebilmesi Gerekiyor

Görür, “Deprem yalnızca binaları yıkmaz, hayatı da durdurur. O yüzden şehirleri yalnızca sarsıntıya karşı değil, deprem sonrası hayata devam edebilecek şekilde planlamalıyız. Sağlam yollar, kesintisiz su ve enerji altyapısı, güvenli eğitim ve sağlık hizmetleri, afet anında çalışabilir durumda olmalıdır. Eğer bunları sağlayamazsak, deprem sonrası bir şehirde yaşamı sürdürmek neredeyse imkansız hale gelir.” dedi.

Depreme karşı dirençli kentler oluşturmak için merkezi yönetim, yerel yönetimler, finans kuruluşları ve vatandaşların ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Görür, alınacak her tedbirin, gelecekte binlerce hayatın kurtarılmasını sağlayacağını vurguladı.

“Deprem bölgesinde kanser hastalıkları artış gösterecektir”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem sonrası ortaya çıkan molozların doğru şekilde saklanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, depremin sadece binaları değil, ekosistemi de ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti.

“Deprem, sadece binaları yıkmakla kalmaz, yer altı suları da dahil olmak üzere bölgedeki tüm doğal dengeleri bozar. Bursa’da büyük bir deprem yaşanması durumunda, yıkılan bina sayısına bağlı olarak milyonlarca ton moloz ortaya çıkacaktır. Kahramanmaraş depremlerinin ardından 300 bin ton moloz açığa çıktı ve bunlar şehir merkezlerine yakın noktalara taşınarak gömüldü.” dedi.

Moloz Atıkları Büyük Tehlike Oluşturuyor

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Yer Bilimci Naci Görür’den Bursa için deprem uyarısı

Görür, bu molozların yalnızca fiziksel bir enkaz olmadığını, aynı zamanda büyük bir çevresel risk taşıdığını belirtti:

“Bu enkazlar içinde asbest, kimyasal maddeler, ağır metaller, patlayıcılar ve toksik bileşenler bulunuyor. Deprem sonrası bu molozların üzerine yağmur ve kar yağdığında, su ile temas eden zehirli maddeler önce toprağa, ardından yer altı sularına, göllere ve denizlere karışıyor. Bu durum, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Umarım böyle bir felaket yaşanmaz ama ilerleyen yıllarda deprem bölgelerinde kanser vakalarının artması kaçınılmaz hale gelebilir.” ifadelerini kullandı.

Bursa Deprem İçin Moloz Depolama Alanlarına Sahip mi?

Bursa’da olası bir depremde ortaya çıkacak milyonlarca ton molozun güvenli şekilde depolanıp depolanamayacağı konusunda soru işaretleri olduğuna dikkat çeken Görür, “Bursa’da büyük bir deprem yaşanırsa, oluşacak molozları saklayacak usulüne uygun, izole edilmiş alanlar var mı? Bu sorunun yanıtı şimdiden hazırlanmalı. Molozlar, izolasyonu sağlanmış noktalarda depolanmalı ve çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmelidir. Şehirlerin depreme hazırlık sürecinde bu konunun da mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor.” dedi.

Deprem öncesinde yalnızca binaları değil, afet sonrası süreçleri de planlamanın kritik olduğunu belirten Görür, yetkililerin ve yerel yönetimlerin bu konuda şimdiden adım atması gerektiğini vurguladı.

“Marmara bölgesinin ekonomisi çöker ise Türkiye diz çöker”

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Bursa’nın ekonomik olarak güçlü bir şehir olduğunu ancak iş dünyasının olası bir depreme karşı ne kadar hazırlıklı olduğunun belirsizliğini koruduğunu vurguladı.

“Bursa’da üretim kapasitesinin yüksek olduğunu biliyorum ancak iş dünyasının büyük bir depremin ardından da faaliyetlerini sürdürebilecek yapıya sahip olup olmadığını bilmiyoruz. Olası bir deprem sonrasında sanayi ve üretimin devam edebilmesi kritik bir konu. Eğer Bursa’daki iş dünyası, depremden bir gün sonra çalışmaya devam edebiliyorsa, şehir kısa sürede toparlanır. Ancak ekonomi çökerse, Bursa’da hayat durur ve toparlanmak yıllar alır.” dedi.

Deprem Sonrası Ekonomik Çöküş Türkiye’yi Sarsar

Güneydoğu’da yaşanan büyük depremin ardından üretimin durduğunu ve bölgenin hâlâ tam anlamıyla toparlanamadığını hatırlatan Görür, “Güneydoğu’da deprem sonrası üretim durdu, sanayi büyük ölçüde sekteye uğradı ve bölge hâlâ eski düzenine dönemedi. Aynı durum Marmara’da yaşanırsa, etkileri çok daha yıkıcı olur.” diye konuştu.

“Olası bir Marmara depreminde, bölgenin ekonomik çarkları durursa, Türkiye’nin ekonomisi de çöker. Marmara bölgesi, ülkenin sanayi ve ticaret merkezi. Eğer bu bölgedeki ekonomi felç olursa, Türkiye diz çöker. Üstelik sadece ekonomik değil, siyasi bağımsızlığımız da tehlikeye girer. Ne yazık ki, bu riski ortadan kaldırmak için gereken adımları henüz atmış değiliz.” diyerek uyarılarda bulundu.

Söyleşi Yoğun İlgi Gördü

Prof. Dr. Naci Görür’ün konuşmaları, katılımcılar arasında büyük ilgi uyandırdı ve dikkatle dinlendi.

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, programın sonunda Görür’e katkılarından dolayı teşekkür ederek bir plaket takdim etti. Başkan Aydın, “Bu önemli söyleşiyle Bursa’nın depreme karşı bilinçlenmesine katkı sağlayan değerli hocamız Naci Görür’e teşekkür ediyorum. Bilim ışığında hareket ederek, şehrimizi depreme dirençli hale getirmek için hep birlikte çalışmalıyız.” dedi.

 

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.