
Unutulmaya Yüz Tutmuş Miras Osmangazi’de Yaşıyor
Unutulmaya Yüz Tutmuş Miras Osmangazi’de Yaşıyor Osmangazi Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü, kadim sanatları yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak amacıyla Seyyid Usul Kültür Merkezi’nin samimi atmosferinde düzenlediği eğitimlerle geleneksel Türk minyatür sanatına yeniden hayat veriyor. Kursiyerler, usta eğitmenler eşliğinde yalnızca minyatür sanatının inceliklerini öğrenmekle kalmıyor; aynı zamanda sabrın, estetiğin ve kültürel derinliğin iç içe geçtiği anlamlı bir yolculuğa çıkıyor.
Renklerin, çizgilerin ve emeğin buluştuğu bu atölyede ortaya çıkan her eser, geçmişin zarafetini bugünün dokusuyla birleştiren bir sanat köprüsüne dönüşüyor. Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirası koruma ve geleceğe taşıma vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen kurs, kadınların sanata katılımını teşvik ederken sosyal yaşama da yeni bir dinamizm kazandırıyor.
Katılımcılarına yalnızca teknik eğitim değil, aynı zamanda sabır, ince işçilik ve estetik bakış kazandıran kurs, Osmangazi’de kültürel mirasın yeniden hayat bulduğu bir sanat atölyesine dönüşmüş durumda. Kadınların el emeği ve sanata olan tutkusu sayesinde, minyatür sanatı ilçede yeniden canlanırken, eserler gelenekten geleceğe uzanan bir kültürel köprü oluşturuyor.
Osmangazi Belediyesi’nin minyatür sanatına yönelik kursları, sadece bir eğitim programı değil, aynı zamanda kültürel mirası geleceğe taşıyan bir sanat yolculuğu olma özelliği taşıyor. 1’inci seviye minyatür kursunun toplam 248 saat süreceğini belirten kurs eğitmeni İpek Özsoy, minyatürün hem teknik hem de ruhsal derinliğine vurgu yaptı.
Özsoy, “Minyatür, en sade anlatımıyla küçük boyutlu resim sanatıdır; iki boyutlu çalışılır, perspektif kullanılmaz. Her öğe, sembolik anlamlarla ifade edilir” diyerek sanatın felsefi yönüne dikkat çekti. Bursa’nın köklü tarihinden ilham aldıklarını söyleyen Özsoy, “Bizler bu şehirde yaşıyoruz, dolayısıyla kurs sürecinde Yeşil Türbe, Ulu Cami ve diğer tarihi eserler gibi kentin simgelerini çalışmalarımıza yansıtmak istedik. Bu yapılar bizim için sadece ilham değil, aynı zamanda geçmişle kurduğumuz bağın da bir parçası” dedi.
Eğitim boyunca hem minyatürün klasik konularının hem de Bursa’nın kültürel kimliğini yansıtan temaların işleneceğini belirten Özsoy, kurs sonunda Bursalıların katılımıyla özel bir sergi düzenlemeyi planladıklarını ifade etti. “Her katılımcının bu zarif sanatın dokusunu hissetmesini, sabır ve emeğin birleşiminden doğan güzelliği keşfetmesini diliyorum” diyen Özsoy, minyatürün sadece bir sanat değil, sabır, zarafet ve geleneksel estetiğin bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı.

Unutulmaya Yüz Tutmuş Miras Osmangazi’de Yaşıyor
Minyatür sanatının yalnızca bir geleneksel el sanatı değil, aynı zamanda ruha dokunan bir ifade biçimi olduğunu söyleyen kursiyerlerden Nihan Deveci, kursun kendisi için adeta bir dönüşüm noktası olduğunu ifade etti. Deveci, “Hayatımda bugüne kadar sanatla hiç ilgilenmemiştim, hatta resim bile çizemediğimi düşünüyordum. Ancak minyatür kursunun detaylarını öğrendiğimde bunun sadece bir sanat değil, insanın iç dünyasına yolculuk yaptıran bir deneyim olduğunu fark ettim.” dedi.
Minyatürün sabır, dikkat ve estetikle harmanlanan yapısının kendisine bambaşka bir bakış açısı kazandırdığını belirten Deveci, “Bir çiçeğe, bir mimari detaya ya da bir tarihi esere artık farklı gözle bakıyorum. Aslında içimde var olan ama hiç fark etmediğim bir yeteneği ortaya çıkarmak istedim. Bu kurs sayesinde hem kendimi keşfettim hem de çizmenin huzurunu yaşadım. İlk derste fırçayı elime aldığımda içimde bir kapı açıldı.” sözleriyle duygularını paylaştı.
Diğer kursiyerler de unutulmaya yüz tutmuş minyatür sanatını kendileriyle buluşturan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederek, bu tür sanatsal projelerin hem kadınların sosyal hayata katılımını artırdığını hem de kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağladığını vurguladı.