
Uludağ’ın dünü ve bugünü Bursa Osmangazi’de konuşuldu
Uludağ’ın dünü ve bugünü Bursa Osmangazi’de konuşuldu Osmangazi Belediyesi, kış turizminin parlayan yıldızı Uludağ’ın saklı ve keşfedilmemiş güzelliklerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla “Olimpos’tan Uludağ’a” temalı söyleşi düzenledi. Bu özel buluşmaya, Uludağ Yerel ve Alan Kılavuzu’nun yanı sıra Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve çok sayıda değerli davetli yoğun ilgiyle katıldı. Etkinlikte, Hasan Ören, Uludağ’ın isminin antik Olimpos’tan günümüze nasıl evrildiğine dair ilginç detaylar sunarken, dağın endemik bitki ve hayvan türlerine dair çarpıcı bilgileri de katılımcılarla paylaştı.
Uludağ Yerel ve Alan Kılavuzu Hasan Ören, Osmanlıların Bursa’yı fethettiği dönemde, Uludağ’ın Bursa’ya bakan yamaçlarında tam 52 manastırın bulunduğunu belirtti. Bu manastırlarda keşiş ve rahiplerin yaşadığı bilindiğinden, Osmanlılar bu görkemli dağa “Keşiş Dağı” ve “Ruhban Dağı” adını vermiştir.
Ancak Uludağ’ın bugünkü ismine kavuşması, Cumhuriyet dönemine uzanan ilginç bir hikâyeye dayanıyor. 1925 yılında, Bursa Öğretmen Lisesi Müdürü Hakkı Baha Pars, büyük bir okul keşif gezisi düzenler. Devleti temsilen bu keşfe, dönemin Harita Etüt Dairesi Başkanı Osman Şevki Bey de katılır. İstanbul’dan Bursa’ya doğru yola çıkan kervan, Bozburun açıklarından geçerken, Osman Şevki Bey uzakta heybetle yükselen Keşiş Dağı’na bakarak içinden “Bu dağ, gerçekten ulu bir dağ” diye geçirir.
Gezi boyunca, Kirazlı Yayla’da kamp kurulur ve kamp alanında bilimsel incelemeler yapılır. İlk günün sonunda, araştırmalara dair bilgileri aktarmak için iki el yazısı gazete yayımlanır. Bu gazetelerden birini Osman Şevki Bey hazırlar ve ona “Uludağ” adını verir. Böylece, Uludağ ismi tarihte ilk kez burada resmen anılmış olur ve zamanla halk arasında benimsenerek yaygınlaşır.
Kamp süreci devam ederken, Osman Şevki Bey önderliğindeki bir grup, Uludağ’ın zirvesine tırmanmak üzere yola çıkar. Yolculuk sırasında, Kırkpınarlar mevkiinde kısa bir mola verilir. İşte tam bu noktada, Osman Şevki Bey ekibe dönerek, “Keşiş Dağı” adının bu ihtişamlı dağ için yetersiz ve uygun olmayan bir isim olduğunu ifade eder. Bunun yerine, dağın görkemini ve büyüklüğünü yansıtan “Uludağ” isminin daha doğru olacağını dile getirir.
Bu fikir sadece bir sohbet olarak kalmaz; resmiyet kazanması için isim değişikliği raporu hazırlanarak Ankara’ya gönderilir. Kısa süre sonra, dönemin Erkan-ı Harbiye Umumi Reisi (Genelkurmay Başkanı) Fevzi Çakmak’ın imzasını taşıyan resmi yanıt gelir. Cevapta şu ifadeler yer almaktadır:
“Uludağ kelimesiyle ilgili teklifiniz uygun görülmüştür. Harita Dairesine, ‘Keşiş’ kelimesi yerine ‘Uludağ’ kelimesini kullanmaları emredilmiştir. Aynı zamanda Dahiliye Vekâleti nezdinde de Keşiş Dağı yerine Uludağ isminin resmen kullanılması talimatı verilmiştir.”
Böylece, 1925 yılında, Keşiş Dağı’nın adı resmen “Uludağ” olarak değiştirilmiş ve zamanla bu isim halk arasında da benimsenerek kalıcı hale gelmiştir.

Uludağ’ın dünü ve bugünü Bursa Osmangazi’de konuşuldu
Uludağ Yerel ve Alan Kılavuzu Hasan Ören, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Bakacak Seyir Terası’ndan büyük bir hayranlıkla bahsettiğini belirterek, bu eşsiz noktanın tarihine dair ilginç detaylar paylaştı.
“Uludağ’ın kuzey yamacında, Bursa’yı panoramik bir açıyla görebilen özel bir noktada konumlanan Bakacak, dağın en etkileyici manzarasına sahip seyir alanıdır. Osmanlı döneminde Ramazan ayının başlangıcını belirlemek için bu tepeden ayın hareketleri dikkatle gözlemlenir, hilalin görülmesiyle birlikte büyük bir ateş yakılarak şehrin dört bir yanına müjdeli haber duyurulurdu. İşte tam da bu nedenle, bu tepeye ‘Bakacak’ adı verilmiştir.” dedi.
Uludağ Yerel ve Alan Kılavuzu Hasan Ören, Uludağ’ın zirvesine dair önemli bilgiler paylaşarak, dağın en yüksek noktasının 2.543 metre rakımlı Uludağ Tepesi olduğunu belirtti. Zirve Tepe ise 2.487 metre yüksekliğiyle ikinci en yüksek nokta konumundadır.
Uludağ Milli Parkı, ziyaretçilerin doğayla iç içe vakit geçirebilmesi için iki oteller bölgesi, iki kamp alanı ve dört günübirlik kullanım alanına sahiptir. Yaz aylarında Uludağ’a giriş yapan ziyaretçi sayısı 35 bine kadar ulaşırken, milyonlarca insanın kolayca erişebileceği bu eşsiz doğa harikası, her yıl yaklaşık 1,5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
Bitki çeşitliliği açısından büyük bir hazine niteliğindeki Uludağ, Türkiye’de tespit edilen 12 bin bitki türünden tam 1.308’ine ev sahipliği yapmaktadır. Süregelen araştırmalar, bu sayının daha da yüksek olduğunu göstermektedir. Uludağ’da 173’ü endemik olmak üzere küresel ölçekte nesli tehlike altında olan 3 bitki türü ve Avrupa ölçeğinde tehlike altındaki 54 bitki türü bulunmaktadır. Bu sebeple, Uludağ “Önemli Bitki Alanı” olarak belirlenmiş ve acil koruma altına alınması gereken bölgeler arasında yerini almıştır.
Biyolojik çeşitlilik yalnızca bitkilerle sınırlı değildir; Uludağ’da 46 farklı kelebek türü tespit edilmiştir. Ayrıca, akbabalar ve kaya kartalları burada üreme popülasyonlarına sahip olduğundan, önemli bir kuş alanı olarak da kabul edilmektedir. Dağ ekosisteminde 5 balık, 145 kuş, 32 memeli, 10 kurbağa ve 30 sürüngen türü yaşamını sürdürmektedir.
Söyleşinin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, değerli bilgileri ve katkılarından dolayı Hasan Ören’e günün anısına teşekkür plaketi takdim ederek etkinliği noktaladı.