enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,1884
EURO
50,4206
ALTIN
6.383,32
BIST
12.369,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
3°C
Bursa
3°C
Az Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
7°C
Perşembe Açık
11°C
Cuma Az Bulutlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
8°C

Türkiye-İran hattında neler yaşanıyor, Tahran’ın planı ne? Ankara İran’daki gelişmelere ne diyor? Dicle Canova anlattı

Türkiye-İran hattında neler yaşanıyor, Tahran’ın planı ne? Ankara İran’daki gelişmelere ne diyor? Dicle Canova anlattı
14.01.2026 13:58
0
A+
A-

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonla görüşmesinin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı Ankara’da kabul ederek İran’daki son gelişmeleri ele aldı. Peki, Ankara’da neler konuşuluyor? Şu an bir göç dalgasına yönelik emare yok ama bu risk için üzerinde durulan formül ne? Sınır bölgesinde hangi hazırlıklar var? Türkiye bir yandan İran ile bir yandan ABD ile temas halinde bir diplomasi trafiği yürütülüyor. ABD’nin talepleri neler, Ankara İran’a ne söylüyor? Türkiye, İran’daki gelişmeleri bir iç mesele olarak mı görüyor, yoksa bölgesel bir güvenlik tehdidi olarak mı değerlendiriyor? Merak edilen sorularının yanıtlarını CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, canlı yayında aktardı.

Krizin tırmanmaması için Türkiye diplomatik olarak devrede. Dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı ile görüştü. Diplomatik kaynaklar, İranlı yetkililerle yapılan temaslara ek olarak Türkiye’nin ABD’li makamlarla görüştüğünü söyledi.

Tıpkı daha önce Türkiye’nin ABD’nin haziran ayında İran’ı bombalamadan önce iki ülke arasında mesaj taşıması gibi yine benzer bir süreç yürüyor. İran ile ABD arasında mekik diplomasisi yürütülüyor. İran ile ABD arasındaki mesajlar karşılıklı iletiliyor, taraflara tansiyonu düşürme telkini ve önerileri getiriliyor.

Kaynaklar haziran ayında ABD’nin İran’ı vurması ile yaşanan 12 günlük savaşın henüz sona ermediğine ve bugünkü durumun da bunun bir yansıması olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü “ABD’nin elde etmeye çalıştığı İran’ı getirmek istediği bir nokta var ve bu henüz gerçekleşmedi” deniyor.

Peki, bu görüşmelerde ABD ne istiyor:

– İran’ın nükleer faaliyetlerini sona erdirmesi.- Zenginleştirilmiş uranyum kaldıysa teslim edilmesi.- İran’ın Orta Doğu’yu karıştırmaması, İsrail’i tehdit etmemesi.

“ABD bunu ya rejim değişikliği yaparak sağlayacak veya mevcut rejimi istediği noktaya getirerek yapacak” deniyor. Temel amaç İran’ı İsrail’e zarar veremeyeceği bir pozisyona getirmek. Bunun birinci aşaması bölgedeki vekil güçlerinin etkisiz hale getirilmesiydi ki bu belli oranda sağlandı ama nükleer program devam ettiği müddetçe tehlike sürdüğü için ABD İran’dan bu konuda net bir taviz bekliyor.

İran’ın nükleer programına dönük ABD’nin beklentilerini karşılayacağı bir adım atması durumunda krizin aşılabileceği beklentisi yüksek. Öncelikle şunun altını çizeyim; Ankara’da konuştuğum kaynaklar, İran’da bir rejim değişikliği beklemiyor ve şu an ABD’nin psikolojik ve siber bir harekat yürüttüğü vurgulanıyor. Bu nedenle İran’da yaşanan olayların daha fazla büyümeden meşru toplumsal reform talepler de göz önüne alarak bir an önce son bulması için mevcut rejimin hem halkın reform taleplerini dikkate alması hem de nükleer programına dönük somut tatmin edici bir taahhütte bulunması yönünde girişimler sürüyor.

Türkiye bölgesinde güçlü bir aktör olarak tansiyonu düşürmek adına bir kez daha sorumluluk almış vaziyette. Çünkü Türkiye çevresindeki komşu ülkelerde istikrarsızlık, çatışma, iç savaş veya müdahale istemez. Ne zaman bu tip durumlar olsa Türkiye’yi yansımaları hep olumsuz olmuştur. Bunu Irak’ta yaşadık, Suriye’de yaşadık, Libya’da yaşadık. İran özelinde ise Ankara’da kaynaklar, “İran hepsinden daha büyük bir mesele haline gelir” tespitini yapıyor. “İran’ın sahip olduğu dinamikler ve coğrafi özellikler itibariyle bölgeye yansımaları çok daha büyük olur” deniyor.

1- Göç riski. Milyonlarca İranlının Türkiye’ye göç etmesi söz konusu olabilir.2- Ülke içinde etnik çatışma riski.3- Terörist oluşumlar yeniden canlanma ihtimali.

Orada dokunulmamış bir PKK yapısı var. PKK’nın İran ayağı PJAK ve biliyoruz ki terör örgütünün temel refleksi kim daha fazla ödül verirse onun aparatı olmak yönünde şekillendi hep. Terör örgütü için büyük ödülün özerklik talebi olacağı da göz önünde bulundurulursa riskin büyüklüğü anlaşılabilir.

Türkiye birçok kez PJAK konusunda İran’ı uyardı ve nihayetinde İran, ABD’nin İran’ı vurduğu 12 günlük savaşta PJAK’ın izlediği tutumun ardından bu yapının gerçek yüzünü gördü. Son dönemde İran’ın PJAK’a yönelik ciddi operasyonlar yaptığı vurgulanıyor ama netice itibariyle bugün SDG ile Suriye’de yaşanan da Irak ile aynı ve İran ayağında da böylesi bir hareketlenme olması. Türkiye’nin yürütmeye çalıştığı terörsüz Türkiye ve de bölgenin terör unsurlarından arındırılması, terör yapılarının bölücü etkilerinin ortadan kaldırılması stratejisine aykırı. Türkiye elbette tüm gelişmeleri her türlü olasılığı da göz önünde bulundurarak takip ediyor ve her türlü senaryoya Ankara hazır. İlgili tüm kurumlar 7/24 teyakkuzda. Sınır güvenliği başta olmak üzere gerekli önlemlerin alındığı ifade ediliyor.

Kaynaklar, “Şu an göç konusunda bir hareketlenme yok” diyor ancak yine de olası senaryolara karşı sınır kuvvetleri ile İHA ve gözetleme faaliyetlerinin artırılması söz konusu olabilir.

Haziran ayındaki 12 günlük savaşta bulunan formül; İran tarafında gelenlerin misafir edileceği yerler yapmaktı. Yine benzer bir formül şekillenebilir ama dediğim gibi şu an için erken henüz göç ile alakalı bir emare olmadığı vurgulanıyor. İlgili tüm kurumların çalıştığı tedbir alınmasına dönük hazırlık yapıldığı belirtiliyor.

Mihriban’ın acı sonu! Sorguda kan donduran itiraf: 10 gün boyunca işkence

Bir köy endişede! 16 evde çatlak oluştu…

SMA MAMA TOPLATILIYOR MU? Nestle SMA Mama Neden Toplatılıyor? Türkiye’de Toplatılıyor Mu? Resmi Açıklama Geldi!

AİLE BAKANLIĞI 3000 PERSONEL ALIMI : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sözleşmeli personel alımı başvuruları başladı! Başvuru şartları neler? kariyerkapisi.gov.tr başvuru ekranı…

SAĞLIK BAKANLIĞI 26 BİN 673 PERSONEL ALIMI: Sağlık Bakanlığı Personel Alımı Başvuruları Ne Zaman Başlayacak? Başvuru Şartları Neler? Branş Dağılımı Nasıl?

EGM 500 PERSONEL ALIMI BAŞVURU TARİHLERİ: EGM personel alımı ne zaman? EGM 500 sözleşmeli personel alımı başvuruları başladı mı? EGM sözleşmeli personel alım şartları neler?

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.