enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,2756
EURO
50,1962
ALTIN
6.375,38
BIST
12.668,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Hafif Yağmurlu
10°C
Bursa
10°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
6°C
Pazar Karla Karışık Yağmurlu
5°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
5°C
Salı Parçalı Bulutlu
6°C

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür
07.06.2025 03:01
29
A+
A-

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür Atatürk’ün tanıdığı seçme ve seçilme hakkıyla Türk kadını özgürlüğüne kavuştu Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı, Atatürk’ün öncülüğünde hayata geçirilen devrimlerin en anlamlı kazanımlarından biridir. 1930 yılında yerel yönetimlerde seçme hakkı tanınan Türk kadını, 1934’te çıkarılan yasa ile milletvekili seçme ve seçilme hakkını da elde ederek siyasi hayatta aktif rol alma imkânına kavuşmuştur. Bu hak, yalnızca bir hukuk düzenlemesi değil; toplumsal dönüşümün ve eşit yurttaşlık bilincinin de teminatı olmuştur.

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür 5 Aralık 1934, Türk kadınının siyasal ve toplumsal hayata eşit yurttaş olarak katılımını simgeleyen tarihsel bir dönüm noktasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, bu ileri adımla kadınlarına, birçok çağdaş ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanıyarak dünya sahnesinde örnek bir reforma imza atmıştır. Kadınların eşit haklarla yaşamın her alanında söz sahibi olmasını sağlayan bu devrim, daha adil, kapsayıcı ve demokratik bir toplumun temellerini güçlendirmiştir.

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür

Bu ilerici adım, Türkiye’yi birçok Avrupa ülkesinden bile önce kadın-erkek eşitliği konusunda örnek bir konuma taşımış; demokrasinin toplumsal tabana yayılmasına öncülük etmiştir. Kadınların eşit haklarla hayatın her alanında varlık göstermelerini teşvik eden bu düzenleme, sadece siyasal değil, sosyal adaletin de güçlenmesine hizmet etmiştir.

Cumhuriyetin temel değerleriyle örtüşen bu tarihî gelişme sayesinde kadınlar yalnızca seçen değil, seçilen bireyler olmuş; belediye meclislerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar her alanda temsiliyet hakkına kavuşmuştur. O günden bu yana, kadınların bilgi, birikim ve sezgileriyle ülkemizin kalkınmasına katkı sağlaması, 1934’te atılan bu kararlı adımın ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir.

Türkiye 1934’te bu hakkı tanıyarak birçok ülkeyi geride bıraktı

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgürdür

Türk Kadını seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk sayesinde özgür

Bugün hâlâ, kadınların toplumsal yaşamda daha görünür, daha güçlü ve daha etkili olması için verilen mücadele, 5 Aralık’ın taşıdığı anlamı daha da derinleştirmektedir. Bu bağlamda, 5 Aralık sadece geçmişin gururu değil; geleceğin daha eşit, daha özgür ve daha adil bir toplumu için de yol gösterici bir ışık olmaya devam etmektedir.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı dünyada 20. yüzyıl boyunca yaygınlaşırken, Türkiye 1934’te bu hakkı tanıyarak birçok ülkeyi geride bıraktı. Avrupa’da ilk kadın başbakan ise 1979’da seçilen Margaret Thatcher oldu.

Kadınların siyasal haklar mücadelesi, 20. yüzyıl boyunca birçok ülkenin demokrasi tarihine yön veren önemli gelişmelerle şekillendi. Avrupa’da ilk kadın başbakan, 1979 yılında Birleşik Krallık’ta göreve gelen Margaret Thatcher oldu. “Demir Leydi” olarak anılan Thatcher, yalnızca İngiltere’nin değil, Avrupa’nın siyasi tarihinde kadın liderliğinin simgesi haline geldi.

Dünya demokrasi tarihine altın harflerle

Bununla birlikte, kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanma süreci ülkeden ülkeye değişiklik gösterdi. 1919 yılında Beyaz Rusya, Ukrayna, Lüksemburg, Hollanda, İsveç, Belçika gibi Avrupa ülkeleri ile birlikte Zimbabve ve Kenya gibi Afrika ülkelerinde de kadınlara siyasal haklar tanındı. Bu adım, kadınların yalnızca bireysel haklarını değil, toplumsal karar mekanizmalarındaki yerlerini de belirlemeye başlamalarının yolunu açtı.

1920 yılında ise Arnavutluk, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan ülkeler arasında yerini aldı. Bu gelişmeler, kadınların siyasal temsil mücadelesinin sadece Batı Avrupa’ya özgü olmadığını, küresel ölçekte ilerleyen bir dönüşüm süreci olduğunu ortaya koydu.

Bu bağlamda Türkiye, 1930’da yerel seçimlerde seçme hakkı, 1934’te ise genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkını kadınlara tanıyarak birçok Avrupa ülkesinden önce bu alanda tarihî bir reform gerçekleştirmiştir. Türk kadınının siyasal sahnede yer bulmasını sağlayan bu kararlı adım, dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazılmıştır.

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.