Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarında siyasetin dost-düşman ayrımına indirgenmesinin ve milli manevi değerlerin hiçe sayılmasının hukuk ve demokraside ciddi hasarlara yol açacağı vurgulandı. Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülkeyi krize sürüklemek amacıyla kaos siyaseti güttüğünü, dünyadaki olağanüstü gelişmeler sırasında partinin eline hançer alıp saplayacak yer aradığını, bunun ilkesizlik ve izansızlık olduğunu belirtti. Partinin önde gelen isimlerinin hamaset ve hakaret üslubunun hıyanet sınırına dayandığını, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun otokontrolünü kaybettiğini ve siyasi onurunu hiçe saydığını ifade etti.
Bahçeli, hukukun üstünlüğüne saygılı hiçbir siyasetçinin başvurmayacağı söz ve eylemlerde bulunmanın ahlaki ve politik bir kırılma olduğunu, CHP genel merkezinin adeta Silivri’ye taşındığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tek adam rejimi olarak karalamaya çalışan Kılıçdaroğlu ve yandaşlarının tekleşen birinin peşine takılmasının trajikomik olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu’nun yargı mensuplarını hedef almasının yanlış, basit ve bayağı bir siyaset cambazlığı olduğunu, CHP’nin nihai hedefinin sokak çağrılarıyla iç isyan ve anarşi çıkarmak olduğunu ancak bunda başarılı olamayacaklarını vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki davanın bir an önce sonuçlandırılması, suçsuzsa beraatının, suçluysa cezasının verilmesi gerektiğini savunan Bahçeli, kerameti kendinden menkul bir yolsuzluk failiyle ilgili görüşleri milletin dinlemek zorunda olmadığını, Kılıçdaroğlu’nun tek adam siyasetine tahammül edecek akıl ve vicdan sahibi vatandaş olmadığını belirtti. İmza toplayarak bir zanlının cezaevinden çıktığının görülmediğini, imza ile erken seçime gidilmesinin de mümkün olmadığını, Özgür Özel’in 100 milyon imza toplasa da bir şey değişmeyeceğini ifade etti. İmza kampanyasıyla isyan ve işgal zemini hazırlanmak isteniyorsa bunun bedelinin ağır olacağı uyarısında bulundu. Demokrasinin milletin iradesiyle işlediğini, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı belirlerken yaptığı eğilim yoklamasının evlere şenlik olduğunu, tek adayla yapılan oylamada üyelere oy verdirerek demokrasi devriminden bahsetmenin gülünç olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu’nun aldığı oyun, CHP’nin sözde demokrasi devriminde oy kullandığını iddia ettiği kişilerin sayısının 18,2 katı olduğunu, CHP’nin tek parti dönemlerinden kalma açık oy gizli tasnif yöntemiyle yaptığı kandırmacanın aczini ortaya koyduğunu belirtti.
Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin geleceğiyle kumar oynayan münafıkları her cephede karşılamaya muktedir olduğunu, Özgür Özel’in yabancılara şikayette bulunmasının mandacı siyasetin göstergesi olduğunu ve bunun demokratik faturasının ağır olacağını söyledi. Türkiye’nin terörsüz bir ortama kavuştuğu, diplomasi merkezi haline geldiği ve bölgesel siyasette söz sahibi olduğu bir dönemde CHP’nin bozguncu siyaset izlediğini, bunun Türk milleti nezdinde hiçbir değerinin olmadığını, Özgür Özel’in şımarık siyasetinin çuvallayacağını, Türkiye’nin yabancılara yaltaklanan CHP zihniyetine teslim edilmeyeceğini, bu iradeyi gösterecek olanın da Türk milleti olduğunu vurguladı.