
Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi’de konuşuldu
Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi’de konuşuldu Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve Çekirge Rotary Kulübü iş birliğiyle 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla “Stresli Dünyada Kaygıyı Yönetmek” temalı farkındalık semineri düzenlendi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi‘nde gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü Prof. Dr. Alp Gurbet üstlenirken, Uzman Klinik Psikolog Selin Çelen ve Uzman Klinik Psikolog Begüm Ece Çalışkan da günümüz insanının en sık karşılaştığı sorunlardan olan stres ve kaygı ile baş etme yöntemlerini anlattı.
Katılımcılara, stresin biyolojik etkilerinden duygusal tepkilere kadar uzanan çok yönlü bir bakış sunulan seminerde, kaygı yönetimi, zihinsel farkındalık ve psikolojik dayanıklılığı artırma üzerine uygulamalı örnekler paylaşıldı. Program boyunca vatandaşlar, uzmanların rehberliğinde kendi yaşamlarında denge kurmanın ve ruhsal sağlığı korumanın yollarını öğrenme fırsatı buldu.
Osmangazi’de yoğun ilgiyle karşılanan etkinlikte, Dünya Ruh Sağlığı Günü de hep birlikte kutlandı.
Seminer boyunca stresin bedensel ve zihinsel etkileri, kaygı bozukluklarının günlük yaşamdaki yansımaları ve duygusal dayanıklılığı güçlendiren pratik teknikler ele alındı. Katılımcılara, ruhsal dengeyi korumanın yolları hakkında bilgi verilirken, kendi yaşamlarında uygulayabilecekleri basit ama etkili öneriler de sunuldu.
Uzman Klinik Psikolog Begüm Ece Çalışkan, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, bu özel günün amacının toplumda ruh sağlığı bilincini güçlendirmek olduğunu vurguladı. Çalışkan, “Bugün burada hem ruh sağlığının birey ve toplum yaşamındaki önemini hem de hepimizin ortak problemi haline gelen kaygı konusunu ele aldık. Günümüzün hızla değişen ve stres dolu dünyasında, kaygıyı nasıl yönetebileceğimizi, stresle nasıl daha sağlıklı başa çıkabileceğimizi konuştuk,” dedi.
Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğuna dikkat çeken Çalışkan, “Stres aslında tehdit hissettiğimizde bizi koruma altına alan, doğru yönetildiğinde işlevsel bir duygudur. Ancak kontrolsüz hale geldiğinde hem ruhsal hem fiziksel sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle stresin kaynağını anlamak, duygularımızı bastırmak yerine ifade etmek ve etkili baş etme stratejileri geliştirmek büyük önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.
Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo ve rekabet ortamının stres seviyelerini ciddi biçimde artırdığını dile getiren Çalışkan, “İstatistikler, geçmişe göre insanların daha yüksek stres altında yaşadığını gösteriyor. Sürekli kazanma odaklı yaşam biçimi, duyguların bastırılmasına ve zamanla fiziksel rahatsızlıklara neden olabiliyor,” diyerek sözlerini tamamladı.
Uzman Klinik Psikolog Selin Çelen, yaptığı konuşmada ruh sağlığının fiziksel sağlık kadar hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Çelen, “Kaygı, çoğu zaman olumsuz bir duygu olarak algılansa da aslında tamamen zararlı değildir. Doğru yönetildiğinde bizi motive eden, performansımızı artıran ve hedeflerimize ulaşmamızı kolaylaştıran bir etkendir” dedi.
Kaygının insan yaşamındaki çift yönlü etkisine değinen Çelen, “Örneğin sınav stresi veya bir hedefe ulaşma kaygısı, kişiyi daha disiplinli ve odaklı hale getirebilir. Ancak bu duygu kontrol edilemez hale gelip işlevselliğimizi gölgelediğinde, yani günlük yaşamı olumsuz etkilemeye başladığında tehlikeli bir boyuta ulaşır. Bu noktada kaygı artık başarıyı destekleyen değil, engelleyen bir faktör haline gelir” ifadelerini kullandı.
Çelen ayrıca, kaygının bedensel yansımalarına da dikkat çekerek, “Uzun süreli ve yönetilemeyen kaygı, yalnızca ruhsal değil, fiziksel hastalıkların da zeminini oluşturabilir. Bu nedenle ruh sağlığımızı korumak, en az beden sağlığımız kadar önemlidir” diye konuştu.
Prof. Dr. Alp Gurbet, modern dünyanın insanları her geçen gün daha fazla stres altında bıraktığını belirterek, “Günlük yaşamın temposu, yoğun iş yükü ve sosyal baskılar, çoğu zaman stresi kaygı ve endişeye dönüştürebiliyor. Bu noktada önemli olan, stresin bizi yönetmesine izin vermeden onu nasıl kontrol altına alabileceğimizi öğrenmektir” dedi.
Etkinlikte Uzman Klinik Psikologlar Selin Çelen ve Begüm Ece Çalışkan’ın, stres ve kaygı yönetimi konusunda katılımcılara bilimsel ve uygulanabilir bilgiler aktardığını ifade eden Prof. Dr. Gurbet, “Amacımız, bireylerin duygusal farkındalıklarını artırarak daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamak” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi’de konuşuldu
Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, ruh sağlığının yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Ruhsal yönden dengede ve mutlu bireyler, sağlıklı bir toplumun temelini oluşturur. İnsan olarak ne kadar huzurlu, dengeli ve mutlu olursak çevremize de o ölçüde fayda sağlayabiliriz” dedi.
Osmangazi Kent Konseyi olarak insanı merkeze alan her projenin içinde yer almaya devam ettiklerini belirten Yılmaz, “Amacımız, bireylerin sadece fiziksel değil, ruhsal anlamda da iyi olabileceği bir yaşam ortamı oluşturmak. Çünkü sağlıklı bir toplumun yolu, güçlü bir ruh sağlığından geçiyor” ifadelerini kullandı.
Çekirge Rotary Kulübü Başkanı Yüksel Aşnı, iyi bir sağlığın yalnızca bedensel değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dengenin korunmasıyla mümkün olduğunu belirtti. Aşnı, “Ruhumuz, bedenimizin en değerli hazinesidir. Onu korumak, hayatın tüm alanlarında dengeyi ve huzuru sürdürmenin temelidir” dedi.
Ruh sağlığı konusundaki farkındalığın artırılmasının toplum için büyük önem taşıdığını vurgulayan Aşnı, “10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, 1992 yılından bu yana her yıl kutlanarak ruh sağlığına ve ruhsal hastalıklara dikkat çekmeyi amaçlıyor. Biz de bu özel günde bir araya gelerek hem farkındalık oluşturmak hem de ruh sağlığının önemine dikkat çekmek istedik” ifadelerini kullandı.