Psikolog Jülide Unutmaz, mutluluğu kişinin yaşamından duyduğu genel memnuniyet ve iyi oluş hali olarak tanımlıyor. Unutmaz'a göre, neşe, huzur ve tatmin gibi olumlu duygular bu halde daha baskın olsa da, olumsuz duygularla hiç karşılaşılmayacağı düşüncesi yanlış. Gerçek mutluluk, üzüntü, stres ve kaygı gibi negatif duyguların varlığını reddetmek yerine, onlarla başa çıkabilme becerisinde yatıyor. Mutluluğu geçici bir duygu değil, bir yaşam tarzı ve zihinsel bakış açısı olarak görmek gerekiyor.
Sürdürülebilir Olmalı
Unutmaz, mutluluğun uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iyi oluş hali olduğunu vurgularken; haz, keyif, coşku, gurur ve heyecan gibi duyguların ise daha kısa süreli, dış etkenlere bağlı ve değişken olduğunu belirtiyor. Ona göre asıl önemli olan anlık hazlar değil, içsel huzur ve yaşam doyumu. Vücudumuzda salgılanan dopamin artışı anlık keyif verse de, bu tür anlık tatminler uzun vadede bağımlılık riski taşıdığı için psikolojik ve duygusal sorunlara yol açabilir. Bu durum, kişide gerçek dışı bir mutluluk algısı yaratabilir. Çözüm, bu anlık kaynaklardan tamamen uzaklaşmak değil, onları nasıl ve ne kadar kullandığımız konusunda bilinçli olmak. Gerçek mutluluk, denge ve farkındalıkla mümkün.

Beyin Kimyasını Etkiliyor
Unutmaz, mutluluğun zihinsel ve duygusal sağlığa olumlu etkilerinin oldukça güçlü olduğunu belirterek, başlıca faydalarını şöyle sıralıyor:
- Stres ve kaygıyı azaltır: Mutluluk, stres hormonu kortizol seviyesini düşürerek sakinlik ve rahatlık sağlar. Kaygıyı azaltarak olumsuz düşünce döngüsünden çıkışı kolaylaştırır.
- Hormonları etkiler: Beyin kimyasını olumlu yönde etkileyerek dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin gibi 'iyi hissettiren' kimyasalların salgılanmasını sağlar. Bu da motivasyonu, odaklanmayı artırır ve depresyon riskini azaltır.
- Duygusal dayanıklılığı güçlendirir: Olumsuz olaylarla başa çıkma becerisini ve duygusal esnekliği artırır. Zorluklara karşı daha umutlu ve çözüm odaklı yaklaşımı destekler.
- Özgüveni artırır: Kişinin kendine güveni ve yaşam memnuniyetini yükseltir. Başarı hissi ve öz değeri artırır.
- Sosyal ilişkileri güçlendirir: Daha sıcakkanlı, anlayışlı ve empatik olmayı sağlayarak ilişkileri güçlendirir. Güçlü sosyal bağlar psikolojik sağlamlığı artırarak daha dengeli bir ruh haline katkıda bulunur.
- Problem çözmeyi artırır: Bilişsel esnekliği artırarak farklı bakış açılarıyla düşünmeyi kolaylaştırır. Yeni fikirler üretme ve sorunlara çözüm bulma yeteneğini geliştirir.
Her Zaman Mutlu Hissedemezsin!
Unutmaz, sürekli mutlu olma beklentisinin gerçekçi olmadığını ve kötü duyguları bastırmanın, daha sonra bu duyguların daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkmasına ve mental çöküşe yol açabileceğini belirtiyor. Duyguları bastırmak ve zorlamak, gerçeklikten kopmaya, tükenmişlik ve anlam kaybına neden olabilir. Bu yüzden duygusal akışa izin vermek önemli. Hayatın zorluklarını kabullenmek, anlamlı ilişkiler kurmak ve kişisel gelişime önem vermek, uzun vadeli mutluluğa katkı sağlar. Duygusal esneklikle tüm duygulara yer açabildiğimizde, olumsuz duyguların varlığı da rahatsızlık vermez.