Yürüyüş Sonrası Basın Açıklaması
Zonguldak Maden Mühendisleri Odası
Sevgili Meslektaşlarımız, Maden Emekçileri ve Saygıdeğer Zonguldak Halkı,
İş Sağlığı ve İş Güvenliği, çalışma yaşamının en temel unsurlarından biridir. Madencilik, en zorlu ve riskli mesleklerden biri olarak kabul edilir ve bu risklerin ortadan kaldırılması öncelikle Devlet Kurumlarının ve işverenlerin görevidir.
Yaşanan maden kazalarında sorumluluk sadece maden mühendislerinin omuzlarına yüklenmeye çalışılmaktadır. Ancak işverenlerin de bu konuda önemli sorumlulukları bulunmaktadır. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince işveren, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi gibi tüm tedbirlerin alınmasından sorumludur.
Kazaların ardından başlayan soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde ne yazık ki mevcut sorunlar çözülemiyor ve yeni sorunlar ekleniyor. Kazaların ardından maden mühendislerinin tutuklanması, işletme güvenliğini tehlikeye düşürmekte ve yeni kazalara davetiye çıkarmaktadır.
Anayasamıza göre tabii servetlerin aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Madencilik faaliyetleri ile görev alan maden mühendisleri, “Kamu” adına çalışarak mühendislik hizmeti verirler. Mühendislik hizmeti ile sorumlu meslektaşlarımızın işveren olarak değerlendirilmeleri kabul edilemez.
Yaşanan kazalarda ölenler, yargılananlar ve tutuklananlar biziz. Ancak gerçek sorumlular gizlenmektedir. Madencilik sektöründe yaşanan sorunların herkes tarafından bilinmesine rağmen yıllardır önlem alınmamaktadır.
Siyasi iktidarlar, tutuklamalar yoluyla sorumlulukları maden mühendislerinin üzerine yıkmaya çalışmaktadır. Bu kabul edilemez bir durumdur. Devletin, madenlerde yaşanan kazaların önlenmesi için politikalar oluşturması ve denetimleri de bu politikalar üzerinden yerine getirmesi gerekmektedir.
Madencilikle ilgili mevzuatın uluslararası standartlara göre güncellenmesi de şarttır. Bu konuda tüm ilgili kuruluşların birlikte çalışması gerekmektedir.
Kazaların asıl nedeninin sektörde uygulanan sistemsel sorunlar olduğunu biliyoruz. Gerçek sorumlular, mevzuatın gerektirdiği önlemleri almayan işverenler ve seçilmişlerdir.
Bu durumun böyle devam etmesi halinde yeni maden mühendisi bulunamayacak ve Türkiye için hayati öneme sahip madencilik sektörü mühendis bulamayacak hale gelecektir.
Bu durumun çözülmesi için önerilerimiz şunlardır:
Bizler bilim ve tekniğin meşalesiyiz, günah keçisi değiliz. Örgütlü mücadelemiz yaşasın!