
Kod adı ‘Hayalet Orhan’! Mert Ünğan suç örgütünün haberleşme yöntemi çözüldü
Kod adı ‘Hayalet Orhan’! Mert Ünğan suç örgütünün haberleşme yöntemi çözüldü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 7 Haziran’da düzenlenen Kuyu-4 operasyonunda, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan organize suç örgütünün elebaşı Mert (Orhan) Ünğan yakalanmış ardından tutuklanarak cezaevine gönderilerek mal varlığına el konulmuştu.
Örgüt üelerine yönelik soruşturma tamamlandı. Aralarında örgüt lideri Mert Ünğan’ın bulunduğu 23’ü tutuklu, 15’i firari 108 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, örgüt lideri Mert (Orhan) Ünğan ve beraberindekilerin, uyuşturucu ticareti yapmak ve elde edilen paranın aklanmasına dair bir araştırma raporunun olduğu belirtildi.
Örgüt lideri Mert Ünğan’ın, asıl adı Orhan’ı 2023’te Mert olarak değiştirdiği, örgütün SKY-ECC isimli kriptolu haberleşme programıyla çok sayıda uyuşturucu madde sevkiyatı gerçekleştirdiği, uyuşturucu madde satışından elde edilen kazancı çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştıkları ortaya çıktı.
Mert Ünğan’ın söz konusu haberleşme sistemine Kemal Tahıl adında bir kimlikle kaydolduğu, şüpheli Tahıl’ın da ifadesinde kimliğini kullandırdığını kabul ettiği aktarıldı. Ünğan’ın kimliğini gizlemek için Hayalet, Reis gibi kod adları kullandığı tespit edildi. İddianamede, diğer şüphelilerinin de SKY-ECC isimli program üzerinden haberleştikleri, teslimat, alacak-verecek konuları üzerine konuşmaların gerçekleştiği yer aldı.
SKY-ECC verileri sayesinde örgütün 4 tonluk uyuşturucu maddenin bulunduğu 12 eylemi tespit edildi. Bu yapının başında örgüt lideri Mert Ünğan’ın bulunduğu, yazışma içeriklerinde Mert Ünğan’ın “Baron” olarak bahsedildiği ve örgüt üyelerinin kendi aralarında yaptığı görüşmelerde Ünğan’ın adeta bir “güvenli liman” olarak gördüklerinin yer aldı.
SKY-ECC verileri sayesinde örgütün 4 tonluk uyuşturucu maddenin bulunduğu 12 eylemi tespit edildi. Bu yapının başında örgüt lideri Mert Ünğan’ın bulunduğu, yazışma içeriklerinde Mert Ünğan’ın “Baron” olarak bahsedildiği ve örgüt üyelerinin kendi aralarında yaptığı görüşmelerde Ünğan’ın adeta bir “güvenli liman” olarak gördüklerinin yer aldı.
İddianamede, örgütün, yakalanan uyuşturucu maddelerin ardından daima yeni bir sevkiyat hazırlığına girdiği, bunun örgütün suç işleme iradesindeki devamlılığı net şekilde ortaya koyduğu vurgulandı. Ayrıca örgütün, uyuşturucuların yakalanmasından sonra düzenlediği “cemaat” adlı toplantılarında, sevkiyatın başarısızlıkla sonuçlanmasına sebep olanlara şiddet içeren ek yaptırımların uygulandığı anlatıldı.
Örgüt lideri Mert Ünğan’ın, gerçekleştirilen sevkiyatların kolluk denetiminde kurtulmasını sağlamak, yakalanırsa durumu örtbas etmek için emniyet güçleriyle temasa geçmeye çalıştığı, şüpheli olarak yer alan eski polis memurları Ömer Burak G., Görkem Ö. ve Ali Aydın S. ile irtibatlı olduğu aktarıldı. Bu memurların Ünğan’a, planlanan operasyonlar ve araştırmasını istediği kişilerle ilgili bilgi verdiği belirtildi.
SKY-ECC görüşmelerine göre, Mert Ünğan’ın, Türk Escobar lakaplı Urfi Çetinkaya ve Naci Şerifi Zindaşti gibi uluslararası uyuşturucu baronlarıyla ilgili geçmiş yıllarda yaptığı ortaklıklar ve ton bazındaki uyuşturucu sevkiyatları nedeniyle uluslararası üne sahip olduğu, yurt dışında Hayalet ve Reis gibi isimler ile tanındığı aktarıldı.
İddianamede, Yunanistan’da yakalanan 2 ton eroin olayından sonra anlaşmazlığa düştüğü Zindaşti ile yaşadığı çatışmalar ve bu süreçte husumetli olduğu kişiler hakkında emniyet içerisinden aldığı bilgilerle istediği şahıslara ulaşabilmesi ve bunun örgüt üyeleri tarafından bilinmesi nedeniyle uyuşturucu camiasında itibar gördüğü anlatıldı.
Ünğan ve örgüt üyelerinin, Avrupa ve Balkanlar’dan temin ettiği uyuşturucuları, çoğunluğu balıkçı tekneleri, nakliye kamyonları ve konsolosluk araçları ile ülkeye naklettikleri kaydedilen iddianamede, İstanbul ve İzmir’de torbacılar tarafından piyasaya sürdükleri yer aldı. İddianamede, İran ve doğu illerinden temin edilen maddelerin ise ilk etapta İstanbul’ a getirilip buradan da aynı yol ile Avrupa ülkelerine gönderildiğinden bahsedildi.
İddianame, suçtan elde edilen paranın elden alındığı ya da Kapalıçarşı’da döviz bürosu sahibi İlhan Yılmaz, uluslararası otobüs firması yetkilisi/şoförü İzzet Balkan ve kuyumcu dükkânı sahibi Şahin Albayrak aracılığı ve hawala yöntemi ile ülkeler arasında taşındığına değinildi. Örgüt faaliyeti kapsamında uluslararası uyuşturucu ticaretinin bir döngü içerisinde sürekli devam ettiği, örgütün kullandığı nakliye yöntemine “Yol”, bazı Avrupa ve Balkan ülkelerine “Yukarı”, Ege bölgesine “Aşağı” denildiği aktarıldı.
Şüpheli Mert Ünğan’ın suçtan elde ettiği gelirle Belçika’dan 2 villa aldığı, Türkiye’de kendi adına kayıtlı araç ve gayrimenkul bulunmadığı, 23 şahıs üzerinden gayrimenkul aldığı, başka şahıslar adına şirket açtığı ve eşinin hesapları üzerinden toplamda 1.5 milyon euro parayı Belçika’ya çıkardığı tespit edildi.
Örgütün, yüklü miktarda para kazanarak gayrimenkul ve lüks araçlar edindiği belirtilen iddianamede, bu mal varlıklarının çoğunu eşleri, çocukları ve anneleri üzerine kayıt ettirerek aklama eylemini gerçekleştirdikleri yer aldı.
10 eylemden sorumlu tutulan Mert Ünğan’ın “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaret” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan 408 yıl 9 aya kadar hapsi istendi. Diğer 107 örgüt üyesinin ise değişen oranlarda hapisleri istendiği iddianame, gönderildiği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Şüphelilerin yargılaması eylül ayında başlayacak.
Kaynak: Sabah