Beykoz Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hasan Kasap, Kalp Sağlığı Haftası sebebiyle artan kalp hastalıkları hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dünya genelinde ölümlerin yaklaşık üçte birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten Dr. Kasap, her yıl 18 milyon insanın bu nedenle hayatını kaybettiğini ve bu sayının 2030’da 23 milyona ulaşmasının beklendiğini söyledi. Üstelik bu ölümlerin %30’unun alınabilecek önlemlerle engellenebilir olması dikkat çekici.
Türkiye’de ise 2017 TEKHARF çalışması ve 2023 TÜİK Nüfus İstatistikleri’ne göre yaklaşık 5 milyon kalp hastası olduğu tahmin ediliyor.
Dr. Kasap, kalp damar hastalarının yarısında ilk belirti kalp krizi olabileceğine dikkat çekerek, kalp hastalığı risk faktörlerini bilmenin önemini vurguladı. Ailede 65 yaş altı kalp hastalığı öyküsü, diyabet, obezite, insülin direnci, sigara kullanımı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, stres ve yaşın başlıca risk faktörleri arasında olduğunu belirtti. Kadınların erkeklere göre daha az risk altında olduğunu ancak sigara kullanımı veya menopozun bu avantajı ortadan kaldırdığını da ekledi.
Kalp hastalıklarındaki artışın en büyük sebebi, sağlıksız yaşam tarzı. Hareketsiz yaşam, kötü beslenme, stres ve zararlı alışkanlıklar, obezite, diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol gibi kalp hastalığı risk faktörlerini tetikliyor. Bu faktörlerin artmasıyla kalp hastalıkları da artmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kovid-19’un damar iç duvarına zarar vererek kalp damar hastalıklarında artışa neden olduğunu belirten Dr. Kasap, aşıların aksine kalp hastalıklarından koruduğunu vurguladı.
Kalp hastalıklarının en yaygın belirtisi olan göğüs ağrısının (anjina pektoris) göğüs ortası ve solunda, sol omuza, kola ve alt çeneye yayılabilen, baskı, sıkışma, yanma hissi şeklinde tarif edilebileceğini belirten Dr. Kasap, bu tür ağrıların yanı sıra nefes darlığı, erken yorulma, çarpıntı ve bacaklarda şişlik gibi belirtiler görüldüğünde kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti.