Hacettepe Üniversitesi Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Kongre Başkanı Prof. Dr. Bora Peynircioğlu, iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde anestezi gerektirmeyen ve hastanede yatışa ihtiyaç duyulmayan bir anjiyo tedavisinin etkinliğinin yurt dışında yapılan bir bilimsel çalışma ile kanıtlandığını belirtti. Peynircioğlu, 2-5 yıllık hasta takip sonuçlarının anjiyo tedavisinin kalıcı fayda sağladığını gösterdiğini ifade etti.
Söz konusu bilimsel çalışmanın Amerikan Üroloji Derneği’nin yayın organı olan uluslararası hakemli The Journal of Urology dergisinde makale olarak yayımlandığını belirten Prof. Dr. Peynircioğlu, anjiyo yönteminde mesaneye sonda takılmasına ve hastanede yatışa gerek olmadığını, işleme bağlı risklerin cerrahiye göre çok daha düşük olduğunu vurguladı. Bu yöntemin özellikle ilaç tedavisinden fayda görmeyen, ameliyattan çekinen veya anestezi alması riskli olan hastalar için uygun bir alternatif olduğunu sözlerine ekledi.
Prostat büyümesinin sık idrara çıkma, kesik kesik işeme, gece idrara kalkma, idrar akışında azalma ve idrarı tam boşaltamama gibi şikayetlere yol açan bir sağlık sorunu olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Peynircioğlu, anjiyo ile tedavinin prostat atardamarlarının kapatılması prensibine dayandığını açıkladı. Bu yöntemle prostat büyümesine ve beraberindeki işeme sorunlarına neden olan iyi huylu tümörün beslenmesi kesilerek prostatın küçültüldüğünü belirtti.
‘Prostatik damar embolizasyonu’ olarak da adlandırılan anjiyo tedavisinin etkinliğini ortaya koyan bilimsel çalışmada, anjiyo tedavisi ile farklı cerrahi tedavilerin karşılaştırmalı olarak incelendiğini belirten Prof. Dr. Peynircioğlu, çalışma sonuçlarına göre yöntemin etkili ve güvenli bir tedavi olduğunu ifade etti. Cerrahi işlemlerin idrar akımını daha iyi düzenlerken, anjiyo işleminin ise mesanenin depolama kapasitesini daha etkili bir şekilde iyileştirdiğini açıkladı. Anjiyo tedavisinin, ileride olası prostat ameliyatlarına engel teşkil etmediğini ve her yaştaki hastada, her büyüklükteki prostata uygulanabileceğini de ekledi. Uygulamanın, anestezi gerektirmeden kol veya kasık atardamarından girilerek yapılan kapalı bir yöntem olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Peynircioğlu, tedavinin avantajlarını; mesaneye sonda takılmaması, hastane yatışına gerek duyulmaması ve işleme bağlı risklerin cerrahiye göre düşük olması olarak sıraladı. İyi huylu prostat büyümesine bağlı şikayetleri olan tüm hastaların bu yöntemden faydalanabileceğini, ancak hastalara tam bir ürolojik muayene yapılması ve anjiyo işleminin bu konuda deneyimli girişimsel radyologlar tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.