Altın fiyatlarındaki son yükselişi değerlendiren ALB Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, altının 3.460 dolara kadar çıktığını, ancak bu yükselişin ardından teknik bir düzeltmenin kaçınılmaz olabileceğini ifade etti. Eryılmaz, altının 3.500 dolar seviyesinin üzerine çıkmasının zor olduğunu dile getirerek, jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizliklerin bu noktada belirleyici olduğunu vurguladı.
Merkez Bankası’nın temmuz toplantısında 250 baz puanlık bir faiz indirimi yapılabileceğini belirten Eryılmaz, ağustos ayında Para Politikası Kurulu’nun toplanmayacak olmasının daha güçlü bir adımı da gündeme getirebileceğini söyledi. “Ağustos toplantısı olmadığı için 350 baz puanlık indirim de mümkün. Ancak Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın temkinli açıklamaları ve stopaj düzenlemeleri sonrası bu ihtimal zayıflayabilir” dedi.
Eryılmaz, Merkez Bankası’nın temkinli duruşunun altında yatan nedenin, yerleşiklerin dövize yönelmesini engellemek olduğunu belirtti. “350 değil, 250 baz puanlık bir indirimle yetinilebilir. Bu bile piyasalar açısından olumlu bir sinyal olur” ifadelerini kullandı.
Ticari kredilere yönelik büyüme sınırlarının kaldırılması gerektiğini savunan Eryılmaz, özellikle konut kredilerindeki kısıtlamaların ekonomiyi zorladığını dile getirdi. “Bugün 10 milyon TL’nin üzerinde bir konut almak isteyen biri kredi kullanamıyor. Bu ciddi bir sorun. Kredi kartı borçları için uygulanan kolaylıkların, konut kredileri ve kredi faizleri için de geçerli olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, 25 Temmuz’da açıklanması beklenen Türkiye’nin kredi notuyla ilgili beklentilerini de paylaştı. “Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla temaslar sağlandı ancak önemli bir değişiklik beklemiyoruz. Moody’s genelde not konusunda cimridir. Belki yalnızca görünüm ‘pozitif’ten ‘durağan’a çekilir” dedi.
Eryılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezervlerinde artış gözlemlendiğini ancak dövizden TL’ye dönüş sürecinin halen yavaş ilerlediğini söyledi. Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) azalmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirten Eryılmaz, “Siyasi belirsizlikler nedeniyle Merkez Bankası şu anda ‘bekle-gör’ politikasını sürdürüyor. Bu da temkinli hamlelerin devam edeceğine işaret” dedi.
Altın fiyatlarındaki yükselişi değerlendiren Eryılmaz, 20 Nisan’dan bu yana yatay seyreden altında son beş haftadır sert bir artış yaşandığını vurguladı. Bu yükselişin ardında, ABD ile Avrupa Birliği arasındaki gümrük vergisi tartışmaları ve Beyaz Saray ile Fed Başkanı Powell arasındaki gerilimin etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca, doların küresel ölçekte zayıflaması da altına olan talebi artırdı.
Eryılmaz, “Altın İran-İsrail savaşı döneminde bile 3.435 doların üzerinde kalamamıştı. Şu anki yükselişte ABD’nin 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe koyacağı gümrük vergileri önemli rol oynadı. Eğer ABD vergileri yüzde 50 seviyesinde uygular ve AB misilleme yaparsa, altın yeniden yukarı yönlü hareket edebilir. Ancak 3.500 dolar seviyesinin aşılması bana göre zor” diyerek sözlerini tamamladı.