Suriye’nin Lideri Ebu Muhammed el-Colani: İsrail’e Karşı Saldırı Üssü Olmayacağız
Suriye’nin lideri Ahmet el Şaraa, ülkesinin İsrail veya başka bir ülkeye karşı saldırılar için bir üs olmasına izin vermeyeceğini belirtti.
Batı’ya seslenen Şaraa, Esad rejimi döneminde uygulanan yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. İsrail’e de hava saldırılarını durdurmasını ve ele geçirdiği topraklardan çekilmesini söyledi.
Şaraa, İsrail’in saldırı gerekçesinin Hizbullah ve İran milislerinin varlığı olduğunu belirterek, bu gerekçenin ortadan kalktığını vurguladı. İsrail’in Esad’ın kaçışından sonra işgal ettiği Golan Tepelerinden çekilmesi gerektiğini söyledi.
“1974 anlaşmasına bağlıyız ve Birleşmiş Milletler gözlemcilerinin bölgeye dönmesine hazırız” diyen Şaraa, İsrail’le çatışma istemediklerini ifade etti.
“Ne İsrail’le ne de başka bir ülkeyle çatışmak istiyoruz. Suriye’nin yeni saldırılar için bir üs haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Suriye halkının artık nefes almaya ihtiyacı var. İsrail’in hava saldırıları sona ermeli. İsrail ordusu, 1973 anlaşması uyarınca geri çekilmeli” dedi.
ABD’nin başına 10 milyon dolarlık ödül koyduğu Şaraa, bunun siyasi bir tanımlama olduğunu ve teröristin Esad rejimi olduğunu söyledi.
“Askeri faaliyetler yürüttük, ancak artık ülkelerin bu tanımlamayı kaldırması gerekiyor. Esad rejimi gitti, dolayısıyla yaptırımlar sona ermeli” açıklamasını yaptı.
Şaraa, azınlıklara saldırmayacağını ve Hristiyanlar ve Dürziler de dahil olmak üzere azınlık liderleriyle görüştüğünü belirtti. “Kan dökenler ve işkenceciler dışında tüm Suriyelilere af ilan edilecek” dedi.
Ülkeyi istikrara kavuşturmanın ve yeniden inşa etmenin önceliği olduğunu söyleyen Şaraa, seçimleri şu an için mümkün görmediğini ve nüfusun yarısının ülke dışında olduğunu ifade etti.
“Komşu ülkelerden ve Avrupa’dan insanları geri getirmemiz gerekiyor” diye ekledi.
Şaraa, geçiş sürecini ve yeni anayasayı şekillendirecek komitelerin kurulacağını ancak bunun zaman alacağını söyledi. İslam hukukunun ülkeye dayatılacağı iddiasını yalanlayan Şaraa, “Suriye örf ve adetlerine uygun olacak” dedi. Kişisel özgürlüklerin ihlal edilmeyeceğini vurguladı.