Fark etmesekte zamanla küçük ve biriken hasarlar beyin sağlığımızı olumsuz etkiler. Bu zararlar bilişsel kapasite kaybına, hafıza sorunlarına, hareket güçlüğüne ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.
Uzun süre oturmak, hem kardiyovasküler hem de beyin sağlığına zarar verir. Hareketsiz kalmak, beynin oksijen ve besin alımını zorlaştırır, bu da bilişsel işlevlerde düşüşe ve beyin sağlığının bozulmasına yol açar. Düzenli fiziksel aktivite, nöroplastisiteyi teşvik eder ve beyin iltihabını azaltır. Her 20-30 dakikada bir ayağa kalkmak, yürümek veya birkaç şınav çekmek beynin sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
Sosyal ilişkilerin eksikliği, depresyon, bunama ve Alzheimer riskini artırır. Yalnızlık, hafıza ve bilişle ilgili beyin bölgelerinde atrofiye neden olur. Bununla birlikte, sosyalleşme, nörotransmiterleri serbest bırakır, ödül merkezlerini harekete geçirir ve nöroplastisiteyi artırır.
Uyku eksikliği, dikkat, hafıza ve karar verme gibi birçok beyin fonksiyonunu olumsuz etkiler. Uykusuzluk ayrıca beyindeki toksik proteinlerin temizlenmesini engeller ve nörodejeneratif hastalık riskini artırır. Uyku kalitesini artırmak için yatmadan önce ışıkları kısmak, serin bir oda sağlamak ve uyarıcı aktivitelerden kaçınmak gerekir.
Kronik stres, prefrontal korteksin küçülmesine yol açar. Stres hormonu kortizol, hipokampal atrofiye neden olabilir ve hem yeni anılar oluşturma yeteneğini hem de nörodejeneratif hastalık riskini artırır. Stresle başa çıkma tekniklerini uygulamak ve aşırı tepki vermemek beynin zarar görmesini önlemeye yardımcı olur.