Mehmet Şimşek, yatırımcılarla yaptığı görüşmelerin ana gündem maddelerini paylaştı. Şimşek’e göre, yatırımcılar öncelikle Türkiye’deki siyasi gelişmelerin ekonomi programına etkisini merak ediyor. Bakan, enflasyonla mücadele konusunda kararlı olduklarını ve yol haritalarından sapma olmayacağını, gündemlerinin vatandaşın gündemiyle aynı olduğunu vurguladı.
Yatırımcıların bir diğer sorusu da küresel belirsizliklerin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği yönünde. Şimşek, dünya ekonomisinde belirsizliğin hakim olduğunu, katıldığı uluslararası toplantılarda bu konunun sürekli dile getirildiğini belirtti. Risk ve belirsizliğin farklı kavramlar olduğunu, riskin yönetilebilir olduğunu ancak belirsizliğin büyümenin yavaşlaması anlamına da gelebileceğini ifade etti. Küresel ticarette daralma ve düşük büyümenin beklendiğini, borsaların ve özellikle teknoloji hisselerinin riskli olduğunu, bu durumun rezervlere de yansıdığını söyledi.
Şimşek, Türkiye’nin büyüme için dış talebe az bağımlı olduğunu, mal ve hizmet ihracatının milli gelirdeki payının %30 civarında olduğunu belirtti. Uyguladıkları programla sağlıklı büyümenin temellerini attıklarını ve orta-uzun vadeli büyüme beklentilerinin iyi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ihracatının çoğunlukla serbest ticaret anlaşması olan ülkelere veya komşulara yapıldığını, bu durumun önemli bir avantaj sağladığını vurguladı. Risk iştahının geçici olarak azalmasının Türkiye’yi de etkilediğini ancak yatırımcıların ortam sakinleştiğinde avantajlı ülkelere yöneleceğini, Türkiye’nin de bu ülkeler arasında yer alacağını söyledi. ABD’nin başlattığı tarife savaşlarında Türkiye’nin daha az etkilendiğini, Asya’daki üreticilerin bu durumdan faydalanmak için Türkiye’ye yatırım kaydırmayı düşündüğünü belirtti.
Fon çıkışlarının Türkiye’yi biraz daha fazla etkilemiş olabileceğini kabul eden Şimşek, küresel kırılmalara karşı en iyi çözümün bölgesel entegrasyon olduğunu söyledi. Enflasyonun Merkez Bankası’nın hedef patikasında kalacağını, beklentilerde sınırlı bir kötüleşme olsa da petrol fiyatlarındaki düşüşün olumlu etkisinin görüldüğünü ifade etti. Büyümede yavaşlama olabileceğini ancak hükümetin arz yönlü tedbirler alacağını, bütçe kaynaklarını daha verimli alanlara kaydıracağını belirtti. Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak reformların Meclis’te olduğunu, harcama disiplininin önemini vurguladı.
Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu, AB’nin daha olumlu bir ekonomik gelecek arayışında olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin savunma sanayinde büyük ilerleme kaydettiğini, eskiden büyük ithalatçı olan Türkiye’nin artık savunma sanayi ihracatında ilk 10’a gireceğini söyledi. ABD’li teknoloji şirketleriyle verimli görüşmeler yaptığını da sözlerine ekledi. Türkiye’nin önemli mesafeler katettiğini ve brüt rezervlerin yeterli olduğunu, rezerv kaybının ise bu rezervlerin cari fazla ile biriktirilmemiş olmasından kaynaklandığını ifade etti.