Bu yılın ocak ayının ilk haftasından itibaren dünyada ve ülkemizde mevsimsel grip salgını başladı ve hastane başvurularında artışa neden oldu. Özellikle risk gruplarında gribe bağlı hastane yatışları da arttı. Nisan ayındayız, bahar geldi ancak grip vakaları hala azalmıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslıhan Demirel, gribin influenza A ve B virüslerinin yol açtığı bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonu olduğunu ve mevsimsel özellik gösterdiğini belirtiyor. Doç. Dr. Demirel’e göre gribin en belirgin belirtileri şunlardır: Yüksek ateş (38°C), halsizlik, yorgunluk, kuru öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, burun akıntısı, hapşırık ve boğaz ağrısı.
Kapı Kolundan Bile Bulaşır
İnfluenza virüslerinin oldukça bulaşıcı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Demirel, virüsün hapşırma, öksürme veya konuşma esnasında hasta kişiden çıkan damlacıklar yoluyla havaya yayıldığını açıklıyor. Ortamdaki sağlıklı kişiler, virüs içeren bu damlacıkları soluyarak veya damlacıkların bulaştığı kapı kolu, asansör düğmesi gibi nesnelere dokunarak enfekte olabiliyor. Kişinin elini ağzına, burnuna veya gözüne götürmesiyle virüs bulaşıyor. Bulaşmayı önlemek için hasta kişiden en az 1 metre uzakta durmak, hastanın bulunduğu odayı havalandırmak, hasta kişilerin cerrahi maske kullanması ve el hijyenine dikkat etmesi büyük önem taşıyor. Küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf olan hastalar, virüsü daha uzun süre bulaştırabiliyor.
Kimler Daha Ağır Geçiriyor?
Doç. Dr. Demirel, gribi kimlerin daha ağır geçirebileceği konusunda şu bilgileri paylaşıyor: Kronik akciğer hastalığı, kronik böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, diyabet hastaları, bakım evinde yaşayanlar, 65 yaş ve üzeri kişiler, 2 yaşından küçük çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar (HIV enfekte kişiler, lösemi ve diğer kanser hastaları, uzun süre kortizon kullananlar, radyoterapi ve kemoterapi alanlar), hamileler ve doğum sonrası ilk iki haftadaki lohusalar, grip enfeksiyonunu daha ağır geçirebilir ve hastaneye yatış gerektirebilir.
Hızlı Testlerle Virüsü Tespit Edin
Solunum yolu enfeksiyonu şikayetleriyle doktora başvuran hastalarda klinik bulgulara bakılarak kan sayımı ve CRP testleri istenebileceğini belirten Doç. Dr. Demirel, grip şikayetlerinin diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla benzerlik gösterdiğine dikkat çekiyor. Özellikle salgın dönemi dışında virüsün varlığını gösteren özel testlerin önemli olduğunu vurguluyor. Hızlı testler 10-15 dakikada sonuç verse de duyarlılığı düşük olduğundan yanlış sonuç verebiliyor. Hızlı moleküler testler ise daha uzun sürede sonuç veriyor ancak virüsün genetik maddesini gösterdiği için daha doğru sonuçlar sağlıyor.
Bağışıklığınızı Güçlü Tutun
Gribin viral bir enfeksiyon olması sebebiyle bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Demirel, bol su içmek, düzenli ve vitamin açısından zengin beslenmek ve dinlenmenin iyileşme sürecinde önemli olduğunu belirtiyor. Doktorun önerdiği şikayetleri azaltmaya yönelik ilaçlar kullanılabilir. Beş ila yedi günden uzun süren ateş, nefes darlığı ve uzamış öksürük gibi şikayetlerde mutlaka doktora başvurulması gerekiyor.