Bugun...
Reklam
Reklam
DİYANET GÖZDEN GEÇİRİLMELİ


MÜRŞİD KAVURMACI
noktabursa.kavurmaci16@gmail.com
 
 

DİYANET GÖZDEN GEÇİRİLMELİ


Sevgili Dostlar,


Bakan Numan Kurtulmuş'un Diyanet İşleri Başkanlığı için son söylemiş olduğu sözleri mutlaka iyi değerlendirmek lazım.

Sayın Bakan'ın  Diyanet'in açık olamadığını, cesur davranamadığını, pasif kaldığını ima eden sözleri oldu.

Son günlerde tartışılan Kutlu Doğum kutlamaları konusunda, bunun Hicri takvime göre yani Mevlid Kandili günlerinde kutlanmasının daha doğru olacağını beyan etti. Ayrıca Diyanet'in Başbakana değil Cumhurbaşkanına bağlı olmasının gerektiğini söyledi.


Madem konu buraya geldi biz de fikirlerimizi söyleyelim;


Bakan beyin bu söylediklerinden sonra Diyanet'teki hantal yapıya el atma zamanı geldi diye düşünüyorum.

Türkiye'nin en yüksek bütçeli bir başkanlığı neden bu kadar atıl ve dışa kapalı?

Neden Diyanet gelişen, büyüyen bir Türkiye'de, kendini bir türlü yenileyememekte, kısır döngü içinde kıvranmakta?


Değerli Dostlar,


Türkiye'de büyük bir manevi sıkıntı var. Bir ahlak devrimi, bir sevgi hareketi, manevi bir inkılab gerekiyor. Bunu da tabiki Diyanet yapacak. Sadece inananların değil inanmayanların da Diyanet'i olacak. Camiye gelmeyen insanlara, camiyi götürecek. Sosyal projelerle yakından ilgilenecek. 


Hatta kafamda şu var bir kaç zamandır; Diyanet dünyanın en büyük uzay üssünü Türkiye'de kursun, cami cemaatinin katkılarıyla bu güzel hizmeti devletimize armağan etsin. Bu zorsa, her il yöresine en güzel hastaneyi hediye etsin. İmam Hatip, İlahiyat dışında çok önemli uluslararası boyutta bilimsel okullar açsın. Bunlar da yine, cami cemaatinin, şehrine bir armağanı ve hatırası olsun. Güzel olmaz mı?


İnanıyorum ki, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bünyesinde İlahiyat dışındaki uzmanlara da ihtiyacı var. Pedagoglar, psikologlar, eğitimciler, kişisel gelişimciler, sosyologlar, sanatçılar bu kurulun içinde olmalı. Diyanet herkesimden, her inançtan, her yaştan insanın sorununa bilimsel kadrosu ile destek olmalı.


Yeri gelmişken Cuma günü hutbelerine değinmeden geçemeyeceğim. Tek merkezden hazırlanmış, heyecandan ve moral yükseltmekten uzak, protokol yazılarını okumaktan ve bu yazıların sonunda yardım anonsları yapmaktan usandı imam arkadaşlar. Halkımız sıcak ve samimi söylemler bekliyor Başkanım. 


Diyanet, morali ve ilişkileri bozulmuş insanımızın ahlaki değerlerini yükseltmek ve toplumu kaliteli söylemlerle  görgülü bir millet yapma gayreti ile planlı programlı söylemler geliştirmelidir. Ben bu kurumun bu bütçe bütçe ile Türkiye'de sevgi ve ahlak devrimi yapabileceğini, bunun da maddi ve manevi alanda kalkınmayı birlikte getireceğini iddia ediyorum. 


Bunun için alt kadroları hor gören hatta baskı yapan üst kadroların görevlilere daha samimi yaklaşmalarını ve onların sorunlarıyla ilglenmelerini tavsiye ediyorum.

Görevli alırken tahsiline, sesine sedasına, giyimine kuşamına bakarak karar verilmesini ısrarla söylüyorum. 


Bana göre Diyanet İşleri Başkanı seçimle gelmeli. Müftülerin ve din görevlilerinin takdirini almış, belli vasıflara sahip, halktan kopuk olmayan kişiler seçilmeli. Belli bir cemaate, tarikate, siyasete ait olmamalı. Kurumsal olmalı.  Başkanlığın Ankara'daki hantallığını ve ağırlığını silkelemeli.  Bu da din hizmetinde verimliliği ve heyecanı beraberinde getirecektir. Ayrıca İlahiyat Profesörlerinin Diyanet'i iyi yönetemediğini görmekteyim.

Hazır gündeme gelmişken özellikle son günlerdeki Kutlu Doğum meselesi ile yıpranmış Diyanet İşleri Başkanı'nın görevi bırakmasını beklemekteyim. 


Memlekete heyecan getirecek, güleryüzlü ve herkesi kucaklayan, en ücra köşedeki camileri ziyaret ederek haklın gönlünü alacak, sorunlara pratik çözümler getirecek, çok sevilecek bir Diyanet İşleri Başkanı'nı, Osmanlı padişahlarının yaptığı gibi, sayın Devlet Başkanımız'da, her zaman önden buyur edecektir vesselam..





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI