Bugun...
Reklam


AK Parti MHP yakınlaşmasından rahatsız olanlar küresel güçlerin kuklalarıdır
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 29 Ekim’de piyasaya çıkacak olan AVAZTÜRK Dergi’sine flaş açıklamalarda bulundu. AVAZTURK.COM Genel Yayın Yönetmeni Zihni Çakır’ın sorularını cevaplandıran Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, AK Parti ile MHP yakınlaşmadan rahatsız olanların “bölücü beslemeleri, Barzani sempatizanları, terör seviciler ve küresel güçlerin kuklaları” olduğunu söyleyip, “Tabanda büyük bir memnuniyet söz konusudur” dedi.

AK Parti MHP yakınlaşmasından rahatsız olanlar küresel güçlerin kuklalarıdır
+ -

MHP ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile ilgili soruları da cevaplandıran Topçu, “MHP Türk Milliyetçilerinin siyasi kurumu, Sayın Bahçeli ise önemli bir devlet adamıdır. Siyaset hayatı boyunca derin şuuru, siyasi nezaketi ve gelecek öngörüsüyle önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben çizgisinde yürümüştür” dedi.

İşte Topçu’nun 29 Ekim’de piyasada olması planlanan AVAZTÜRK Dergisi’ne verdiği röportajdan dikkat çekici bölümler. Bu çarpıcı röportajı tamamını AVAZTÜRK Dergisi’nin ilk sayısında okuyabilirsiniz…

- Kuzey Irak'ta yapılan referandumun Türkiye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından oluşturduğu tehdidi biraz açabilir misiniz?

- Adam haritalar yayınlıyor, hayallerinden bahsediyor, restler çekiyor, daha ne olacaktı? Yıllarca zulümlerden, baskılardan, açlık ve sefaletlerden kurtardığımız zat bugün ihanetin dik alasını yapıyor. Bugün artık PKK’nın söylemleriyle Barzani’nin söylemleri arasında pek bir fark yoktur. Bölücü örgütler Türkiye açısından egemenlik ve toprak bütünlüğüne ne kadar tehdit ise Kürt olduğu tartışılan Barzan köylü Barzani de aynıdır. Barzani, Türkiye’ye pusu kurmuştur. Hayalim, rüyam dediği bir hamleyi her türlü ihanetle birlikte atmıştır.

- Bilhassa Musul ve Kerkük noktasından baktığımızda Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde gelişmesi muhtemel bağımsızlık konusundaki meşru müdafaa hakkını Kerkük merkezli nüfus oranını öne sürerek haksız görme eğilimi söz konusu. Devletin bu yönde elini güçlendirecek ve Türkmen varlığının sistemli bir şekilde Kerkük ve Musul'da azaltıldığını ortaya koyacak veriler var mı?

- Elbette vardır. Dünyanın gözünün içine baka baka bunu yaptılar. Kerkük’ün geçmişi bellidir. Savaşlardan fırsat bularak nüfus operasyonlarıyla gelinen durumdur bu.  Tabi olay biraz da küresel projenin hayata geçirilme operasyonudur. Biraz tarih bilgisi olan kişiler 1914 yılında neler yaşandığını, koca Cihan Devletinin hangi kumpaslarla savaşa sokulduğunu ve sonunda emperyalistlerce paylaşılan tek ülkenin de Osmanlı toprakları olduğunu hatırlayacaktır.

Bu millet bu vatanı hiçbir şeye değişmez, hiç kimseye feda etmez. Yine Hasan ile  Hasso, Ömer ile Ali omuz omuza, aynı ideal için tek yürek olur emperyalistlere unutamayacakları bir ders daha verir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. 

Dedik ya, Batılı küresel güçlere karşı duranlar yok edilmek isteniyor diye. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a karşı son yıllarda yapılan operasyonlar bundan farklı değildir. Türkiye, Batılı küresel güçlerin Ortadoğu’ya yönelik hesaplarını görmüş ve buna karşı çıkmıştır. O günden sonra bölgenin İslamsızlaştıma ve İnsansızlaştırma projesinde bir de Erdoğan’sızlaştırma projesi eklenmiştir. DEAŞ-FETÖ ile PKK-YPG-PYD ile gayri hukuki küresel enstrümanlarla ismi devletin bekasıyla adeta özdeşleşmiş Recep Tayyip Erdoğan’ı yok etmek amaçlanmıştır. Kendi milli çıkarlarını değil onların amaçlarını düşünen iktidarlar isteniyor. Milli ve yerli liderler istenmiyor. İşte Erdoğan’ın yanında olmak böyle bir küresel Haçlı saldırılarına karşı durmaktır. Kılıçaraslan gibi Selahaddin Eyyubi gibi olmak lazım. İslam ümmeti elbette FETÖ’nün, Barzani’nin ihanetini de unutmayacaktır. Tarihi ihanetlerdir çünkü…

 

- Yani, Sayın Cumhurbaşkanı üzerinden Türkiye’ye bir operasyon olduğundan mı bahsediyorsunuz?

- Tarih tekerrürden ibarettir. Sultan Abdülhamit'e muhalefet eden vatanseverler sonradan çok büyük nedametler getirmiştir. Bugün de  resmin tamamına bakmadan Sayın Erdoğan'a muhalefet eden bazı sözde vatanseverler görüyoruz. Particiliği, hasetçiliği, bütün grup aidiyetlerini bir an bir kenara bırakalım, şurası yadsınamaz bir gerçek ki Sayın Erdoğan bu milletin tarihine geçmiş bir liderdir. Bunu hazmedemeyenlere tavsiyem  ona düşmanlık eden  içerideki ve dışarıdaki güçlere ve kirli ittifaklara bakmalarıdır.

Mesele milli meseledir. Tarihi bir dönemeçteyiz. Gün birlik olma, çelik gibi dik durup, Milleti Vahide olarak düz yürüme zamanıdır.

- AK Parti ve MHP işbirliği küresel gelişmeler ışığında Türkiye'nin direncini arttırabilecek bir işbirliği olarak gözüküyor. Bu işbirliği hakkında görüşleriniz nelerdir?

- Geç bile kalındı diye düşünüyorum. Milli ve yerli güçlerin hatta vatansever sosyal demokratların da bir araya gelmesinde çok ciddi faydalar görüyorum. MHP’nin uyarıları pozitif ve sorumlu muhalefet bağlamında değerlendirilmelidir. MHP tabanı, Ülkücüler, bu milletin milli ve hayati refleksidir, hafızasıdır. Dikkate alınması memleketin faydasınadır diye düşünüyorum. MHP’yle yakınlaşmadan rahatsız olanlar bölücü beslemeleri, Barzani sempatizanları, terör seviciler ve küresel güçlerin kuklalarıdır. Tabanda büyük bir memnuniyet söz konusudur.

- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bilhassa 15 Temmuz'dan sonra sergilediği duruş kamuoyunda da tartışmalara sebep oldu. Sizin pencerenizden bu siyasi duruşu nasıl okuyorsunuz?

MHP Türk Milliyetçilerinin siyasi kurumu, Sayın Bahçeli ise önemli bir devlet adamıdır. Siyaset hayatı boyunca derin şuuru, siyasi nezaketi ve gelecek öngörüsüyle önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben çizgisinde yürümüştür. 367 krizinde de Gezi olaylarında da demokrasinin gizli bir kahramanı vardı o da Sayın Bahçeli’ydi. 15 Temmuz günü de Sayın Bahçeli’nin açıklamaları tankların paletlerini durdurmuş, uçakların kanatlarını kırmıştır, darbecilerin umutlarını dipsiz kuyulara atmıştır.

- Muhalefetin sol ve ulusalcı kanadından gelen açıklamalar ve milli menfaatlere ters düştüğü öne sürülerek eleştirilen duruş konusunda fikriniz nedir?

- Kılıçdaroğlu CHP’sinden bu beklenirdi. Hakikaten milletin başına belaymış gibi açıklamalar, duruşlar görüyoruz CHP’den… Devletin ve milletin değil de terör örgütlerinin yanında, onların çıkarına söz ve davranışlar görüyoruz.

Misak-ı Milli’den habersiz, Atatürk’ten bihaber, dünyadan kopuk, kasetle Genel Başkan tayini yapılan bir CHP görüyor ve demokratik siyasi hayatımız adına üzülüyoruz.

- Gelmiş olduğunuz siyasi gelenek malum. Bu bağlamda Türkiye'deki milliyetçi siyasetin bölünmüş yapısı ve bekleyen gelişmeleri değerlendirebilir misiniz?

 

- Milliyetçi refleksin en kuvvetli olması gereken bir dönemde milliyetçi siyasetin bölünmüşlüğü ancak küresel hesaplara hizmet eder. Abdülhamit’e karşı çıkan bir kısım ittihatçıların sonradan nedamet getirmelerini dikkatlere sunmak isterim. Yeni partilere ben gerek olduğunu düşünmüyorum. Şu anda önce ülkem ve devletim diyen anlayışa ihtiyaç var, önce partim ve ben diyene değil.

- Büyük Birlik Partisi Genel Başkanlığı yaptınız. Bu partinin şimdiki durduğu yer ve çizgiye dair değerlendirmeleriniz nelerdir?

- Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’na karşı muhabbet ve saygımız ve de gönüldaşlığımız ilk gençlik yaşlarımıza kadar uzanır. Onunla birlikte olmanın farklı saikleri vardı. Ondan sonra da onun partisini kazasız belasız itibarlı bir şekilde sandıkla buluşturmak kendimce önemsediğim bir misyondu. Çok şükür bunu başardık. Bu nedenle; Kurucusu olduğum, İl Başkanlığını, Genel Sekreter Yardımcılığını, Genel Sekreterliğini ve Genel Başkanlığını yaptığım eski BBP’nin 1992-2011 yılına kadar olan bütün söylem ve eylemlerinin altına imza atarım. Ama daha sonraki siyasi varlığı ile ilgili söyleyecek sözüm yoktur.

- Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı yanında Onursal Başkanı olduğunuz sizin himayenizde taktir edilecek faaliyetlere imza atan ve bilhassa kültür mirasımız ve coğrafyamızla kucaklaşma ve kültürel entegrasyonda önemli bir misyon üslenen Yerli Düşünce Derneği hakkında da bilgiler verebilir misiniz?

- Bizim geçmişten beri gelen bir misyonumuz var. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar kaynaşmış ve birleşmiş dilde, işde, fikirde bir olmuş Türk-İslam dünyası hayalimiz vardı. Bu çerçevede Yerli Düşünce Dergisi ve Derneğini sivil toplum kuruluşlarının da önemli fonksiyonlar yürütebileceğini düşünerek, geçmişten beri yol arkadaşlığı yaptığımız bir kısım arkadaşlarımızla kurduk. Adı bile anlamlıdır. Milli bir ses, milli bir ruh, yerli bir hamle olarak yola çıkmış ve her ay sürekli çıkan dergisiyle belli fikirlerin takipçiliğini yapan idealist bir yapıdır.

http://www.avazturk.com/yalcin-topcu-ak-parti-mhp-yakinlasmasindan-rahatsiz-olanlar-kuresel-guclerin-kuklalaridir




Kaynak: avaztürk



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI